YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7454
KARAR NO : 2015/18450
KARAR TARİHİ : 26.10.2015
MAHKEMESİ : Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/12/2014
NUMARASI : 2014/168-2014/759
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1-Yargıtay İçtihatı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 17.04.1998 gün ve 1996/3-1998/1 sayılı kararına göre nazım imar planı içinde bulunan ancak belediye hizmetlerinden yararlanmayan ve meskun yerler arasında yer almayan bir taşınmazın arsa olarak değerlendirilebilmesi; plan içine alındığı tarih, yerleşim merkezine uzaklığı, plandaki konumu, sınırları mücavir alan içinde yer aldığı belediyenin nufus ve yapılaşma yoğunluğu, genişleme hızı, taşınmazın alt yapı hizmetlerine yakınlığı gibi tüm bilgilerin toplanıp belgelenerek, bu verilere göre taşınmazın nazım planının hazırlanma amacı olan uygulama imar planı kapsamına alınmasının yakın bir olasılık olmasına ve bu verilerin taşınmaz yönünden olumlu olması durumda bu niteliklerle taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesini haklı kılmasına bağlıdır.
Tüm bu unsurlara ilişkin bilgiler toplanıp belgelendirilip tartışılmadan taşınmazın arazi olarak değerlendirilip rapora göre hüküm kurulması,
2) Dava konusu taşınmazın kamulaştırılan kısımdan arta kalan bölümünün geometrik durumu ve yüzölçümü dikkate alındığında değer azalışı olacağı muhakkaktır. Buna göre arta kalan kısımda değer azalışı olacağı gözetilmeden az bedel tespiti,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 26/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.