Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2015/8354 E. 2015/18736 K. 27.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8354
KARAR NO : 2015/18736
KARAR TARİHİ : 27.10.2015

MAHKEMESİ : Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/12/2014
NUMARASI : 2012/322-2014/1151

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;
1-Yapılan keşif sırasında dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde yerleşim alanının, sokakların ve park alanlarının oluşturulduğu gözlemlenmiştir.
Dava konusu taşınmazın ilk tesis tarihinden itibaren edinme sebebini, maliklerini ve tarihlerlerini gösterir tüm tedavül kayıtlarının ilgili Tapu Müdürlüğü’nden getirtildikten sonra,
Mahkemece, davacının babasının taşınmazı satın alırken, zeminde yolların ve park alanlarının olup olmadığı ve gerektiğinde tanıklar da dinlenerek, tapu malikleri arasında harici ve rızai bir taksimin mevcut olup olmadığı, tapu maliklerinin tümünün benimsediği ve uzunca bir süre itiraz etmediği fiili bir kullanım durumunun oluşup oluşmadığı, bu konuda düzenlenmiş özel parselasyon haritası veya varsa fiili kullanım haritasının bulunup bulunmadığı araştırılarak, mevcut ise taraflardan temin edilip, zemine uygulanmak suretiyle davacıya ait payın bulunduğu yerin tespit edilmesi, yine davacı tarafın taşınmazdaki payının nerede bulunduğu açıkça kendilerinden de sorulup işaretlettirilmesi, ayrıca tapudaki diğer paydaşların adına davetiye çıkartılarak, fiili kullanım ve özel parselasyon hususlarının da beyanları alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
Bilirkişi kurullarınca incelenen ve değer biçmeye esas alınan emsal taşınmazların, bilirkişi raporlarında belirtilen tarihteki satışına ilişkin alıcı, satıcı, satış tarihi, satış bedeli ve yüzölçümünü gösterir şekilde tapu kayıtlarının getirtilip, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazların ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibariyle fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi olduklarının ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup, değerlendirme tarihi olan 2012 yılında, dava konusu taşınmaz ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal kabul edilen taşınmazların, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerlerinin, ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden araştırılmasından sonra gelecek belgelere göre bilirkişi raporunun denetlenmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 27/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.