YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10826
KARAR NO : 2016/16304
KARAR TARİHİ : 21.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
1)6100 sayılı HMK’nun 177 ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 04.02.1948 gün ve 10/3 sayılı kararına göre, bozmadan sonra ıslah suretiyle talep sonucunun arttırılması mümkün değildir. Fazlaya dair hakların ek dava açılmak suretiyle istenmesi gerekir. Buna göre bozmadan önceki ıslah dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken, bozmadan sonraki ikinci ıslah dilekçesindeki talep nazara alınarak fazlaya karar verilmesi,
2)Kabule göre bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca, arsalara değerlendirme tarihinden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre ve dava tarihi itibariyle değer biçilmesi gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal satışın limited şirketine yapılan özel amaçlı satış olduğu, değerlendirme tarihinin dava tarihi olan 22/04/2013 tarihi değil, 2015 tarihi esas alındığından bilirkişi raporu hükme esas alınacak nitelikte değildir.
Bu nedenle taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzum u halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre
değer biçilmesi için yeniden ve usulüne uygun şekilde oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak taşınmaz ve emsal kabul edilen taşınmazların Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonunca belirlenen emlak vergisine esas m² değerleri getirtilip, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle; hükme esas bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibariyle fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden sorulup, taşınmazın, emsal taşınmaza üstünlük oranları da tartışılarak, ayrıca, bilirkişi raporlarında belirtilen tarihteki satışına ilişkin alıcı, satıcı, satış tarihi, satış bedeli ve yüzölçümünü gösterir şekilde tapu kayıtlarının Tapu Müdürlüğünden getirtilerek, gelen cevaplara göre bilirkişi raporu denetlenerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.