YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13995
KARAR NO : 2017/23034
KARAR TARİHİ : 24.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu daimi üst hakkı ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakların davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu daimi üst hakkı ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakların davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arazi niteliğindeki… Köyü 1041 ve 1015 parsel sayılı taşınmazlara ekilebilir net ürün gelirine göre değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;
1-4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince açılan tespit ve tescil davalarında değerlendirmenin; aynı Kanunun 15/son maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle yapılması gerekir.
Belirtilen nedenle; dava konusu taşınmaza dava tarihi olan 2015 yılı verileri esas alınmak suretiyle değer biçilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden 2014 yılı resmi verilerine göre değer biçen bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması,
2-Dava konusu 1041 parselin bitişiğinde bulunan ve aynı kamulaştırma kapsamında kamulaştırılan 1040 parselle ilgili olarak açılan Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin … karar sayılı dosyasında taşınmaz 2. sınıf kuru tarım arazisi olarak kabul edilerek m² 12,14-TL bedel biçilmiş ve bu karar Dairemiz denetiminden geçmiştir. Bu nedenle bitişik parsele göre dava konusu 1041 parselin 3. sınıf kuru tarım arazisi olarak kabulü nedeniyle oluşan çelişkinin giderilmesi için bilirkişi heyetinden ayrılma nedenlerine ilişkin ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 24/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.