YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/24375
KARAR NO : 2017/27669
KARAR TARİHİ : 06.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ve bu kararın tavzihi isteminin reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne ve daha sonra davacı idare vekilinin 29.07.2016 havale tarihli dilekçesi ile dava konusu taşınmazların yenileme kadastrosu sonrasında yüzölçümlerinde meydana gelen değişikliklere göre bu kararın tavzihine ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm ve tavzih kararı davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede; dava konusu taşınmazlarda yürütülen kadastro yenileme çalışmalarının 23.03.2015 tarihinde sonuçlanarak tescil edildiği ve parsellerin geometrik durumlarında ve yüzölçümlerinde meydana gelen değişiklikler sebebiyle kararın infaz edilemediği anlaşılmıştır.
HMK.nın 305.maddesinde yer alan; ”Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir” hükmü gözetildiğinde ve mahkeme kararının halihazırda temyiz edildiği dikkate alındığında tavzihin reddi kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra;
Kısmen arazi, kısmen meyve bahçesi niteliğindeki … Köyü 101 ada 1 ve 3 parsel sayılı taşınmazların olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirine göre zemine; resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı da düşülerek yapılara değer biçilmesinde ve taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak, pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Dosyaya sunulan … Kadastro Müdürlüğünün 28.06.2016 tarihli yazısından; dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede kadastro yenileme çalışmalarının tamamlanarak tescil edildiği anlaşıldığından, yenileme çalışmaları sonucu oluşan yeni tapu kaydı ile kadastro krokisi ilgili Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüklerinden getirtilip, yeni duruma göre kamulaştırma konusu irtifak alanı ve pilon yerinin ölçekli kroki üzerinde ayrı ayrı gösterilmesi için bilirkişisinden ek rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 06/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.