Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2016/4572 E. 2016/14898 K. 27.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4572
KARAR NO : 2016/14898
KARAR TARİHİ : 27.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1)Kamulaştırmasız el atma davalarında Kamulaştırma Kanununun değer biçmeye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır. Dava konusu taşınmazlar arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca arsalara kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan satışlara göre değer biçilmesi gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal olarak incelenen taşınmaz Anonim Şirkete satılmış olup, özel amaçlı bu satışın somut emsal olarak değerlendirilmesi doğru olmadığı gibi, dava konusu taşınmazlar ile somut emsal olarak alınan taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerlerinin karşılaştırılmasında; dava konusu taşınmazların emsal taşınmazdan daha değersiz olduğu anlaşılmasına rağmen, bilirkişi kurulunca dava konusu taşınmazların emsal taşınmazdan daha değerli olduğu kabul edilerek vergi değerine ters düşecek şekilde değer biçildiğinden rapor inandırıcı değildir.
Bu durumda; taraflara dava konusu taşınmazlara yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazların, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazların; imar planındaki konumu, emsallere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmazlar ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazların değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Dosyada mevcut Hacılar Belediye Başkanlığının 27.01.2016 tarihli yazı cevabına göre; dava konusu 713 ada 9 parsel sayılı taşınmazın el atmadan arta kalan ve ifraz görerek 713 ada 17 parsel olarak tapuya tescil edilen bölümünün (266,29 m2) belediyece yapılan imar uygulaması sonucunda karayoluna cepheli olarak 1222 ada 3 parsel (190 m2), 1222 ada 4 parsel (76 m2) ve 1242 ada 8 parsel (0,29) olarak ayrıldığı ve bu taşınmazların imar planında 4 katlı konut alanında kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; imar uygulaması sonucu oluşan yeni tapu kayıtları ilgili Tapu Müdürlüğünden celp edilerek, yukarıda bahsi geçen taşınmazların davacı adına kayıtlı olduğunun anlaşılması halinde; bu taşınmazlara imar durumuna göre yapılaşma izni verilip verilmeyeceği, verilmiş ise önceki durumuna göre kısıtlama getirilip getirilmediği hususları ilgili Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğünden araştırılarak yapılaşma izni verilmeyeceğinin bildirilmesi halinde tüm bedeline, kısıtlama getirildiğinin bildirilmesi halinde ise değer azalış bedeline hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.