Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2016/750 E. 2016/15502 K. 07.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/750
KARAR NO : 2016/15502
KARAR TARİHİ : 07.11.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve irtifak hakkı bedelinin usule göre tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Kamulaştırma Kanununun 15. maddesi uyarınca taşınmazın değerinin dava tarihi itibariyle tespiti gerekir. Münavebeye esas alınan ürünlerin, dava tarihi olan 2014 yılı İlçe Gıda ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü resmi verileri getirtilerek, bu verilere göre değerinin tespiti için ek rapor alındıktan sonra bilirkişi raporu denetlenip, sonuca göre karar verilmesi gerekirken, 2013 yılı verilerine göre hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınması,
2) Dava konusu taşınmazın geometrik durumu, yüzölçümü ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak irtifak hakkı nedeniyle değer düşüklüğü oranının %3 olması gerektiği gözetilmeden, daha az değer düşüklüğü tespit eden rapora göre irtifak hakkı bedelinin daha az tespiti,
3)Tespit edilen toplam kamulaştırma bedelinin hüküm fıkrasına yazılmaması,
4) 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasa’nın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. Bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline 05.06.2014 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 07/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.