YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/956
KARAR NO : 2016/16456
KARAR TARİHİ : 24.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıya maliklerden Kazım Gülergün, Mecit Bulak, Halil Didin’e ait veraset ilamlarını alması ve mirasçılarını davaya dahil etmesi için yetki ve kesin süre verilmiş, verilen bu kesin süreye uyulmadığından ve davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğundan bahisle taraf teşkili sağlanamadığı dikkate alınarak dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile kararın dayandığı gerekçe dikkate alındığında ölü olan tapu malikleri Mecit Bulak, Halil Didin yönünden, verilen kesin süre içinde veraset ilamları sunulmadığından, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Davalı ölü Kazım Gülergün’e ait veraset ilamı dosya arasına alınmış ise de mirasçıları kesin süre içerisinde davaya dahil edilmemiştir. Bu durumda;
Kamulaştırma Kanunun 14/5 maddesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.11.2014 gün 2014/14-323 Esas 2014/925 sayılı Kararı dikkate alınarak mahkemece mırasçılarının davaya dahil edilmesi ile öncelikle taraf teşkili sağlanması için 7201 sayılı Tebligat Kanunundaki düzenlemeler gözetilerek mirasçıların adreslerinin araştırılması yapılarak adres tespiti yoluna gidilmesi, bulunamazsa mernise kayıtlı adresleri
araştırılarak buradaki adreslerine tebligat yapılması, tüm araştırmalara rağmen dahili davalı mirasçıların adresleri bulunamaz ise ilanen tebligat yapılması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Davalılar Zinnet Demirboğa, Nimet Didin ve …’e dava dilekçesi usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olup, bu davalılar yönünden işin esasına girilmek suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Dava konusu taşınmazda pay sahibi olan ve dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen Melek Didin, Kıymet Didin, Muharrem Bulak …, …, Zümrüte Bulak’a ise dava dilekçesinin tebliğine ilişkin evraka rastlanmamıştır.
Bu itibarla, adı geçen davalılar yönünden mahkemece 7201 sayılı Tebligat Kanunundaki düzenlemeler ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 02.02.2011 gün 2010/5-546-2011/11 sayılı kararı da dikkate alınarak adres araştırması yapılıp, kendilerine dava dilekçesinin tebliğ edilmesi, ölü iseler Kamulaştırma Kanununun 14/5. maddesi uyarınca mirasçılarına dava dilekçesi ve eklerinin tebliğ edilmesi ile taraf teşkili sağlanarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi,
4-Dava konusu tapuda pay sahibi olan davalılar (Garip oğlu Bedir mirasçıları ile Garip kızı Elmas mirasçılarının ) soyadı ile birlikte kimliği ve adresi 7201 sayılı Tebligat Yasasının 28/3, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 7.maddesinde sayılan yerlerden araştırılıp, dava dilekçesinin tebliğinin sağlanması, meçhul ya da gaip kişilerden olduğunun tespit edilmesi halinde ise; kayyım tayini yoluna gidilerek usulüne uygun taraf teşkili sağlandıktan sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 24/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.