YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/10489
KARAR NO : 2018/21984
KARAR TARİHİ : 22.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor, hüküm kurmaya elverişli değildir.Şöyle ki;
1-Dava konusu … (…) mahallesi 5518 ada 1 parsel sayılı taşınmazla aynı mahallede bulunan 5665 ada 1 parsel sayılı taşınmaza 10/04/2014 değerlendirme tarihi itibariyle 775 TL/m2 değer biçildiği bu değerin Dairemizin 2017/4290 Esas sayılı ilamıyla denetimden geçtiği, yine … (… …) mahallesi 5314 ada 3 parsel sayılı taşınmaza 23/06/2014 değerlendirme tarihi itibariyle 770 TL/m2 değer biçildiği ve değerin Dairemizin 2017/6403 Esas sayılı ilamıyla denetiminden geçtiği, yine … (… …) mahallesi 5300 ada 3 parsel sayılı taşınmaza 13.06.2014 değerlendirme tarihi itibariyle 770 TL/m2 değer biçildiği ve bu değerin Dairemizin 2015/20096 Esas sayılı ilamıyla denetiminden geçtiği, yine … (… …) mahallesi 5690 ada 10 parsel sayılı taşınmaza 15/05/2012 değerlendirme tarihi itibariyle 800 TL/m2 değer biçildiği ve bu değerin Dairemizin 2018/6399 Esas sayılı ilamıyla denetiminden geçtiği, örnek kabilinden sayılan bu dosyalar haricinde de benzer nitelikli taşınmazlara çevre adalarda benzer m2 fiyatlarının Dairemiz denetiminden geçtiği, değerlendirme tarihleri gözetildiğinde aradan geçen zamanda taşınmazın bulunduğu bölgenin sosyo ekonomik durumunda bir gerileme olduğuna dair bir verinin dosyaya yansımadığı hususları gözönüne alındığında, hükme esas alınan bilirkişi raporu inandırıcı bulunmamıştır.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re’sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-İmar planına göre park alanında kalan dava konusu taşınmazın 31/08/2015 tarihli fen bilirkişi raporuna göre A harfi ile gösterilen 455,85 ve C harfi ile gösterilen 475,18 m2 kısımlarına fiilen el atıldığı anlaşıldığından, dava konusu taşınmazda imar uygulamasına başlandığı kabul edilerek proje bütünlüğü gereği dava konusu taşınmazın tamamının bedeli hesaplanıp, davacılar payına düşen kısmına hükmedilerek, taşınmazda davacıların paylarının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Kabule göre de; dava konusu taşınmazın el atılan kısmında davacı payının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde el atılan kısmın tümünde davacıların hisselerine isabet eden yüzölçümü karşılığı yeni hisse oranları hesaplanmak suretiyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması,
4-Dava konusu taşınmazın yenileme ile oluşan 5518 ada 1 parsel sayılı tapu kaydı getirtilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 22/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.