YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/10631
KARAR NO : 2018/21985
KARAR TARİHİ : 22.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Arazi niteliğindeki … ilçesi, … köyü, 227 ada 1 ve 20 parsel sayılı taşınmazlara net geliri esas alınarak değer biçilmesinde, taşınmazların niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmesinde yöntem itibariyle isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor geçersizdir. Şöyle ki;
1-)Dava konusu taşınmazla ilgili … 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış ve açılmamış sayılmasına karar verilen 2009/420 Esas – 2010/420 Karar sayılı dosyada, dava konusu taşınmaza kuru arazi olarak değer biçildiği, taraflarca kararın temyizi üzerine bu nitelemenin Kapatılan 18. Hukuk Dairesi incelemesinden geçtiği ve bozmaya konu edilmediği, iş bu dosyada ise dava konusu taşınmazın sulu arazi olarak kabulü ile değer tespit edildiği gözetildiğinde bu çelişkinin giderilmesi için yeniden keşif yapılarak, öncelikle dava konusu taşınmazın sulanıp sulanmadığı, sulanıyorsa fiilen nereden ve ne şekilde sulandığı, yapılan sulamanın yeterli olup olmadığı, mahkemece ve bilirkişi kurulunca bizzat gözlemlenip, taşınmazın sulu veya kuru tarım arazisi olduğu belirlendikten sonra İlçe Tarım ve … Müdürlüğünden taşınmazın bulunduğu yörede sulu ve kuru tarım arazilerinde mutad olarak ekilen münavebe ürünleri de sorulup buna göre değer biçilmesi gerektiği ve taşınmazın sulu tarım arazisi olduğunun anlaşılması halinde niteliği, konumu ve yüzölçümü dikkate alındığında değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının % 4 uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-)Bilirkişi kurulunca değerlendirmeye esas alınan münavebe ürünlerinin 2013 yılı itibarıyla ayrıntılı üretim giderini (harcama kalemlerini tek tek) gösteren veri cetveli İlçe Tarım ve … Müdürlüğünden getirtilip -sermaye faizi, genel idarecilik giderleri, tarla kirası ve bilinmeyen masraflar kalemlerinin üretim masraflarına dahil edilmeyeceği göz önünde tutularak hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporun denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3-)Hükmedilen kamulaştırma bedelininden acele kamulaştırma dosyasında bloke edilen bedelin mahsubu ile -işlemden kaldırılan 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/420 esas 2010/117 karar sayılı dosyasında bozma ilamından önceki ilk kararda davacı idareye iadesine karar verilen/fazla bloke edilen 702,79 TL’nin iade edilip edilmediği de gözetilerek mükerrer ödemeye sebebiyet verilmeden -bakiye bedele 23/03/2014 tarihinden ilk karar tarihi olan 08/10/2015 tarihine kadar faiz yürütülmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4-)Dava konusu irtifak haklarının tapuya dava tarihinden önce tescil oldukları anlaşıldığından, tescilin sebebinin işlemden kalkan bedel tespit ve tescil dosyası olup olmadığı araştırılıp, tescil sebebinin aynı kamulaştırma işleminin olduğunun anlaşılması halinde infazda tereddüt uyandıracak şekilde mükerrer tescil hükmü kurulması,
5-)Tapudaki ipotek şerhlerinin hükmedilen bedele yansıtılmaması,
Doğru olmadığı gibi;
6-)7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden,
Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle taraf vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 22/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.