Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2017/11686 E. 2018/24960 K. 13.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/11686
KARAR NO : 2018/24960
KARAR TARİHİ : 13.12.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda: Asıl dava yönünden reddine, birleştirilen dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –

Dava ve birleştirilen dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda asıl dava yönünden 6487 sayılı Yasanın 22. maddesi ile Kamulaştırma Kanununa eklenen geçici 7. madde uyarınca davanın reddine, birleştirilen davada ise daha önce verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu … ili, … ilçesi, … mahallesi, 115 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki davacılar murisi…’in 1/3 payının Kamulaştırma Kanunu 17. maddesi uyarınca davalı idare adına tescil edildiği gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiş ise de; 13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı kararının 14.09.2015 günü yürürlüğe girmesiyle; 6487 sayılı Yasanın 22. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen geçici 7. maddesinin iptal edildiği anlaşılmakla somut olayda bu maddenin uygulanması mümkün değildir.
Öte yandan 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 25. maddesi uyarınca hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi, mal sahibi açısından, usulüne uygun yapılan tebligatla başlar.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; davacıların kök murisi …’in 1/3 hisse ile malik olduğu dava konusu taşınmazın 1982 senesinde Bayındırlık Bakanlığı tarafından …inşaatı sebebiyle kamulaştırılmasına karar verildiği, esasen asıl ve birleşen davanın konusunun davacılara kök murisleri olan tapu
maliki …’den intikal eden hisseye ilişkin olduğu, davacılar murisi … kamulaştırma tarihinde ölü olup mirasçılarına noter tebligatı yapılmadığı, ancak bir kısım mirasçısı tarafından … 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/51E. (bozma sonrası 1985/398E.) sayılı dosyası ile tezyidi bedel davası açıldığı, davacı vekilince birleşen dosya davacılarından tezyidi bedel davası açan … yönünden davanın takip edilmeyeceği bildirilmekle bozma öncesi bu davacılar yönünden 6100 sayılı HMK’nun 151. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, asıl dosya davacıları ile tezyidi bedel davası açmaları sebebiyle davacı vekilince davaları müracaata bırakılan ve yukarıda adları geçen birleşen dosya davacıları dışında kalan diğer davacılara kamulaştırma işlemi tebliğ edilmediği gibi, bu kişiler tarafından bedel arttım davası da açılmadığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 2013/1799 E. sayılı ilamı ile “daha önceden bedel arttırım davası açmayan ve noter tebligatı yapılmayan asıl dosya davacıları yönünden işin esasına girilmesi gerektiğinden” bahisle bozulmuş ise de; tezyidi bedel davası açmaları sebebiyle kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemli davaları müracaata bırakılan ve yukarıda adları geçen birleşen dosya davacılarının dışında kalan asıl ve birleşen dosyadaki tüm davacılar yönünden kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmadığı, bozma ilamının asıl dosya davacılarına hasredilmesinin maddi hata olması sebebiyle idare lehine usuli kazanılmış hak teşkil etmeyeceği ve bu kişilerin kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat talep etme imkanı bulunduğu gözetilerek, davacılar …dışında kalan tüm davacılar bakımından işin esasına girilip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yasal olmayan gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 13/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.