YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/12870
KARAR NO : 2018/23902
KARAR TARİHİ : 06.12.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, irtifak hakkı karşılığının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: – K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre tarafların sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1-Dava konusu taşınmazın davalı idare tarafından kamulaştırıldığı iddia edildiğine göre, kamulaştırma ile ilgili tüm evrakın ve noter tebligatlarının okunaklı ve onaylı örnekleri davalı idare ve ilgili Noterlikten, bankaya bloke edilen bedel var ise, bu bedelin ödenip ödenmediği davalı idareden ve ilgili Banka Şube Müdürlüğünden sorulup sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Dava konusu … ili … ilçesi … mahallesi 356 ada 28 parsel sayılı taşınmazın … Belediye Başkanlığı’nın 2/12/2014 gün ve 6195 sayılı cevabi yazısında mücavir alan sınırları içerisinde, belediye hizmetlerinden faydalandığı, etrafının meskun olduğu bildirilmiş ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’nün parsel sorgulama uygulama sitesinden edinilen bilgilerden dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğu anlaşılmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmaza arazi niteliği ile değer biçildiğinden, alınan rapor geçersizdir.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re’sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar
ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusutaşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme sonucu hüküm kurulması,
3)Dava konusu taşınmaza fiilen hangi tarihte (ay, gün ve yıl olarak) el atıldığı taraflardan sorularak, el atma tarihine ilişkin tüm belgeler (yer teslim tutanağı, geçici ve kesin kabul tutanakları vs) getirtilip, el atma tarihinin 04.11.1983 tarihinden önce olduğunun tespiti halinde kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası yönünden maktu harç, maktu vekalet, sonra olduğunun belirlenmesi halinde ise nisbi harç ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 06/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.