YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/19685
KARAR NO : 2018/20189
KARAR TARİHİ : 12.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare ile davalı … vd. vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare ile davalı … vd. vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dava konusu … ili, … ilçesi, … köyü, 2082 parsel sayılı taşınmazın zeminine emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğru olduğu gibi, üzerinde bulunan ağaçlara maktuen değer biçilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın arta kalan zemininde, yol cephesinin dolgusu nedeniyle 1.5 – 2 metre civarında kot farkı oluşacağı gerekçesiyle %2 değer azalışı hesaplanmış, mahkemece resen değer azalışı olmayacağı belirtilerek raporun bu bölümüne itibar edilmemiştir.
Taşınmazın kamulaştırmadan artan kısmının iki parçaya bölünmüş olması, tarımsal bütünlüğün bozulması, kalan kısımların yüzölçümleri, geometrik durumları, bilirkişi raporuna göre yol ile oluşan 1.5 – 2 metrelik kot farkı nazara alındığında, arta kalan kısımlarda %10 değer kaybı oluşacağı gözetilmeden, bilirkişi kurulunca belirtilen %2’lik değer kayıp oranı resen kaldırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru olmadığı gibi;
2-7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden,
Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı idare ile davalı … vd.vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile BOZULMASINA,
davalı … vd.’den peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 12/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.