YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/23292
KARAR NO : 2017/28735
KARAR TARİHİ : 14.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki …. ili, … ilçesi, … köyü 323 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;
1)Aynı bölgeden intikal eden ve Dairemizin 2016/1878E. sayılı ilamı ile denetimden geçen …. 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/552E.-2015/432K. sayılı dosyasında 16.12.2014 değerlendirme tarihi itibariyle dava konusu taşınmaza bitişik olup aynı amaçla kamulaştırılan benzer nitelikteki 324 parsel sayılı taşınmazın metrekaresine 210,31-TL değer biçildiği gibi, yine Dairemizin 2015/326E. sayılı ilamı ile denetimden geçen … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/134E.-528K. sayılı dosyasında benzer nitelikteki komşu 1336 ve 1338 parsel sayılı taşınmazların metrekaresine 23.03.2012 tarihi itibariyle 158,00-TL değer biçildiğinden alınan rapor inandırıcı değildir.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re’sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro
parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; tapu kayıt maliki …. oğlu …. ile davalıların murisi …. ve …. oğlu 01/07/1854 doğumlu…’in aynı kişiler olup olmadığı kesin olarak ispatlanmamıştır.
Bu itibarla; tapu maliki … oğlu …. ile ile davalıların murisi … ve … oğlu 01/07/1854 doğumlu…’in aynı kişiler olup olmadığı Tapu ile Nüfus Müdürlüğünden araştırılmak ve taraflardan delilleri sorulmak (nüfus kaydı, tapuda isim düzeltme kararı, kadastro tutanağı vb. temin edilerek), gerekirse tanık da dinlenmek suretiyle tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3)Yapılan incelemede; dava konusu taşınmazın 7.281,56 m2’lik kısmına ilişkin olarak … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/281E.-2015/337K. sayılı dosyası ile açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili istemli davada taşınmazın tamamının bedeline hükmedildiği, kararın henüz kesinleşmediği, davacı idarece ek kamulaştırma talebi ile açılan eldeki davada ise ilk kamulaştırmadan arta kalan 1.064,43 m2’lik bölümün kamulaştırılmasının talep edildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; dava konusu 323 parsele ait ilk kamulaştırma nedeniyle açılan … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/281E.-2015/337K. sayılı dava dosyasının kesinleşmesi beklenip sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 14/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.