Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2017/23326 E. 2017/28758 K. 14.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/23326
KARAR NO : 2017/28758
KARAR TARİHİ : 14.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı idare vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir. Şöyle ki;
1)Dava konusu taşınmaz değerlendirme tarihi itibariyle, emsal taşınmaz ise satış tarihi itibariyle imar parseli olduğundan emsal karşılaştırması sonucu taşınmazın tespit edilen m2 birim fiyatına emsal ve taşınmazdan farklı kesilen düzenleme ortaklık payı oranında ilave yapılması,
2)Dairemizin 2015/3952 Esas sayılı ilamı ile denetimden geçen … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/484 Esas – 2014/780 Karar sayılı dava dosyasında bitişik 2897 ada 3 parsele aynı emsalin % 40’ı değerinde olduğu belirtilerek değer biçildiğinden, bu orandan ayrılma nedenleri hususunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde re’sen yapılan hesaplama sonucu tespit edilen bedele hükmedilmesi,
3)Mahkemece verilen ilk hüküm bozma kararı ile ortadan kalktığı halde, bozma sonrası verilen kararda taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile 4721 sayılı T.M.K’nun 999.maddesi uyarınca yol olarak terkinine ilişkin hüküm kurulmaması,
4)Bozma sonrası artan fark kamulaştırma bedeline uygulanacak faizin karar tarihine kadar işletilmesi gerektiği hususunun hüküm fıkrasında belirtilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 14/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.