YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/23619
KARAR NO : 2017/28486
KARAR TARİHİ : 13.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca BOZULMASI hakkında 18.Hukuk Dairesinden çıkan kararı kapsayan 13/12/2016 gün ve 2015/22922Esas – 2016/12896 Karar sayılı ilama karşı davalı vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkin davanın kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Kapatılan 18.Hukuk Dairesince bozulmuş; bu karara karşı, davalı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Arsa niteliğindeki taşınmazda kamulaştırmadan arta kalan kısmın yüzölçümü ve geometrik şekli dikkate alındığında bu kısımda değer azalışı olacağının muhakkak olduğu,
Bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile (kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 13.12.2016 gün 2015/22922 Esas – 2016/12896 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesinde;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki … ili, … ilçesi, .. köyü 120/15 parsel (eski 120/7 parsel) sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;
1-) Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda 517 parsel sayılı taşınmazın 29.06.2012 tarihli satışı emsal alınmış ise de; satış akit tablosuna göre taşınmazın 9/20 hissesi Limited Şirkete satılmış olup, satışın pay satışı ve ticari amaçlı olması sebebiyle özel amaçlı bu satışın emsal olarak değerlendirilmesi doğru değildir.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re’sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-) Dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan ve ifraz sonucu oluşan 120/14 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü ve geometrik durumu nazara alındığında % 5 oranında değer azalışı olacağının düşünülmemesi,
3-) Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan çelik profilden iki adet toplam 63 m² sundurma, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yayımlanan Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Cetveline göre 1. sınıf A grubu yapı olup, dava (değerlendirme) tarihi olan 2014 yılı itibariyle yapı birim maliyet cetveline göre bulunan bedel üzerinden yıpranma payı cetveli dikkate alınarak yaşı itibarıyla yıpranma payının da düşülerek değerinin tespiti gerekirken 1. sınıf B grubu olarak kabul edilmesi suretiyle değerinin belirlenmesi,
4-) Kabule göre de; dava konusu taşınmaz imar parseli, emsal alınan taşınmaz kadastro parseli olduğu halde, dava konusu taşınmazın emsal uygulamasıyla dava tarihindeki değeri bulunduktan sonra, dava konusu taşınmaz imar parseline dönüştürülürken hangi oranda DOP kesilmişse, bu oranın ilave edilmesinde bir yanlışlık olmamakla birlikte, ekleme yönteminin, dava konusu taşınmazın DOP oranının tam bir sayıdan (1) çıkartılmak suretiyle bulunan oranın dava konusu taşınmazın emsal uygulanmasından sonra bulunan m² bedeline bölünerek yapılması gerekirken, dava konusu taşınmazın DOP payına tam bir sayı (1) eklenerek, bulunan rakamla çarpmak suretiyle dava konusu taşınmazın m² bedelini hesaplayan bilirkişi raporunun hükme esas alınması, (örnek: dava konusu taşınmazdan kesilen DOP oranı %30 ise, dava konusu taşınmazın emsal uygulamasıyla bulunan m² bedelinin 0,70’e bölünmesi gerekir)
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K’nun 428. maddesi BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan karar düzeltme harcı ile peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine,
13/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.