Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2017/23674 E. 2018/11585 K. 06.06.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/23674
KARAR NO : 2018/11585
KARAR TARİHİ : 06.06.2018

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne, karar verilmiş hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş ise de; bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
1) 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kanunun 10.maddesi gereğince açılan tespit ve tescil davalarında değerlendirme; aynı kanunun 15.maddesi uyarınca dava tarihindeki resmi verilere göre yapılır.Bu nedenle dava konusu taşınmaza değerlendirme tarihi olan 2012 yılı resmi verilerine göre değer biçilmesi gerekirken 2013 yılı resmi verileri uygulanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2) Bilirkişi raporunda münavebe ürünü olarak alınan silajlık mısır ve ası mısır üretim masraflarına tarla kirası, genel idare giderleri ve sermaye faizi dahil edilmek suretiyle eksik bedel tespiti,
3) Bozma öncesi dava konusu taşınmazın m² bedeline % 15 oranında objektif değer artırıcı unsur ilavesi yapıldığı ve bu husus bozma nedeni yapılmadığı halde, bozma sonrası alınan ve hükme esas kabul edilen bilirkişi raporunda çıplak m² bedeline objektif değer artırıcı unsur ilavesi yapılmaması,
4) Faiz başlangıç tarihinin hükümde açıkça gösterilmemesi,
5) Davacı idarece fazla yatırılan ve iadesine karar verilen bedel hüküm fıkrasında açıkça belirtilmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi,Doğru görülmemiştir.Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 06/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.