YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/23744
KARAR NO : 2017/28790
KARAR TARİHİ : 14.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın arttırılması davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 06/12/2016 gün ve 2016/9272 Esas – 2016/17175 Karar sayılı ilama karşı davalı idare vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
İmar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın arttırılmasına ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen hüküm, Dairemizce bozulmuş; bu karara karşı, davalı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istekleri HUMK.nun 440.maddesinde yazılı nedenlere uymadığından yerinde görülmemekle birlikte;
20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 gün 29824 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6745 sayılı Kanunun 35.maddesi ile 2942 sayılı Kanuna eklenen geçici 12.madde hükümlerinin yerine getirilmesi gerektiği yapılan inceleme ile anlaşılmakla;
Davalı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 06.12.2016 gün ve 2016/9272 Esas – 2016/17175 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, imar uygulamasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kanıt ve belgelere göre davalı idare vekilinin aşağıda belirtilen kapsam dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1)Davacı vekili 06.10.2016 tarihli dilekçesi ile karar verildikten sonra 28.04.2016 tarihli ibraname uyarınca tarafların sulh olacağı bildirmiştir.
Sulh HMK.nun 313.maddesinde düzenlenmiştir. Sulh görülmekte olan bir davada, taraflar arasındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşme olup, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Karar kesinleşinceye kadar yapılan her türlü sulh anlaşması mahkeme huzurunda yapılmış sulh olarak kabul edilir. Sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi sonuç doğurur.
Bu itibarla, davacı ile davalı idare arasında sulh sözleşmesi yapılıp yapılmayacağı hususu gözetilerek HMK.nun 315.maddesi uyarınca işlem yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2)İbra geçerli değil ise;
20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 gün ve 29824 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6745 sayılı Kanunun 35. maddesi ile 2942 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddesi ile;
“24/02/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibariyle güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir” hükmü getirilmiştir.
Bu durumda; yukarıda açıklanan hususta rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden,
Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına,peşin alınan karar düzeltme harcı ile temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 14/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.