YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/26115
KARAR NO : 2017/27742
KARAR TARİHİ : 07.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava; 4650 sayılı yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan delil ve belgelere göre davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Davalıların mahkemece verilen ilk kararı temyiz etmediği anlaşıldığından, bozma öncesi belirlenen kamulaştırma bedelinin davacı idare yararına usulü kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde fazla bedel tespiti,
2)Mahkemece verilen ilk karar Dairemiz bozma kararı ile ortadan kalktığı halde, terkin yönünden daha önce karar verildiğinden bahisle yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması,
3) 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesinin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. Bölüm kararı da göz önüne alınarak kamulaştırma bedeline yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş ise de; bozma kararı öncesi hükmedilen bedele ilk karar tarihine, fark bedele ise son karar tarihine kadar faiz yürütülmesi gerekirken, tamamına son karar tarihine kadar faiz işletilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.