Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2017/26888 E. 2017/28791 K. 14.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/26888
KARAR NO : 2017/28791
KARAR TARİHİ : 14.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki İmar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın arttırılması davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 14/03/2017 gün ve 2016/5645 Esas – 2016/8222 Karar sayılı ilama karşı davacı vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
-K A R A R-
İmar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın arttırılmasına ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen hüküm, Dairemizce bozulmuş bu karara karşı davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istekleri HUMK.nun 440.maddesinde yazılı nedenlere uymadığından yerinde görülmemekle birlikte;
Davacı vekili 5.04.2017 havale tarihli dilekçesi ile davalı idare ile sulh olduğu yönünde beyanda bulunmuştur.
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 14.03.2017 gün ve 2016/5645 -/8222 sayılı Bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, imar uygulamasında bedele dönüştürülen davacılar payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kanıt ve belgelere göre davalı idare vekilinin aşağıda belirtilen kapsam dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1-Davacı vekili 5.04.2017 havale tarihli karar düzeltme dilekçesi ile davalı idare ile sulh olduğu yönünde beyanda bulunmuştur.
Sulh HMK.nun 313.maddesinde düzenlenmiştir. Sulh görülmekte olan bir davada, taraflar arasındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşme olup, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Karar kesinleşinceye kadar yapılan her türlü sulh anlaşması
mahkeme huzurunda yapılmış sulh olarak kabul edilir. Sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi sonuç doğurur.
Bu itibarla, davacı taraf ile davalı idare arasında sulh sözleşmesi yapılıp yapılmadığı hususu gözetilerek HMK.nun 315.maddesi uyarınca işlem yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-Taraflar arasında sulh sözleşmesi yapılmadığının tespiti halinde ise;
20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 gün 29824 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6745 sayılı Kanunun 35. maddesi ile 2942 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddesi ile;
“24/02/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibariyle güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir” hükmü getirilmiştir.
Bu durumda yukarıda açıklanan hususta rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden,
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davacıdan peşin alınan karar düzeltme harcının istenildiğinde iadesine, davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 14/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.