YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/28493
KARAR NO : 2018/4454
KARAR TARİHİ : 14.03.2018
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.Mahkemece uyulan bozma ilamı uyarınca inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.Davacı idare vekilinin aşağıdaki belirtilenler dışında kalan sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir.Ancak;
1-Dava konusu taşınmazın 16.12.2013 havale tarihli fen raporunda D harfi ile gösterilen kamulaştırmadan arta kalan kısmının bedeline hükmedildiği halde kullanım hakkı davacı idareye ait olmak üzere hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Bozma öncesi verilen kararda dava konusu taşınmazların kamulaştırmadan arta kalan kısımları için değer azalışına hükmedilmediği ve bu husus bozma konusu yapılmadığından davacı idare lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeden, bozma sonrası kamulaştırmadan arta kalan bölümüne % 5 değer kaybı uygulanmak suretiyle hesap yapan bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınmak suretiyle fazla bedel tespiti,
3- İlk karar davalılardan … tarafından temyiz edilmemiş olup, ilk kararda tespit edilen kamulaştırma bedeli, kararı temyiz etmeyen davalılar yönünden kesinleşmiştir.
Bu durumda ilk kararı temyiz etmeyen davalılar yönünden kesinleşen bedel davacı idare lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğundan bozmadan sonra sadece ilk kararı temyiz eden davalının payı hesaplanarak bu miktarın bloke ettirilip adı geçene ödenmesine ve diğer davalılar yönünden de bozmadan önceki miktarla sınırlı olarak hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden bozmadan sonra tespit edilen bedel üzerinden tüm davalıların payını kapsar şekilde karar verilmesi,
4-Kabule göre de bozma ilamı öncesi tespit edilen, 5356,13 TL bedele 19.10.2013 tarihinden karar tarihi 21.02.2014 tarihine kadar, bozma sonrası depo edilen 7553,43-TL bedele ise 19.10.2013 tarihinden son karar tarihi 09.06.2016 tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken ödeme tarihine kadar faiz yürütülmesi,
Doğru görülmemiştir.Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 14/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.