YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/30635
KARAR NO : 2018/25298
KARAR TARİHİ : 19.12.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın irtifak hakkı karşılığının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar ,taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki … Mahallesi 375 ada 42 parsel sayılı taşımaza el atılmadığı tespit edildiğinden davanın reddine karar verilmesi doğru olduğu gibi; 375 ada 33 ve 34 parsel sayılı taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve irtifak hakkı karşılığının tespiti ile davalı idareden tahsiline karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir. Ancak;
Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davalarında; davacının dava açıldığı tarihte taşınmaz değerini tam ve kesin olarak belirlemesi mümkün olmadığından, dava HMK’nun 107/1. madddesi uyarınca, belirsiz alacak davası niteliğindedir.
Yargılama sırasında toplanan deliller sonunda tazminat miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğundan, davacı iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın dava dilekçesinde belirttiği miktarı arttırabilir.
Bu durumda; davanın niteliği gereği bozmadan sonra ıslah yapılamaz kuralı uygulanmaksızın bozmadan sonra alınan bilirkişi raporuna göre davacının dava dilekçesinde belirttiği miktarı arttırması mümkün olduğu halde bozma sonrası ıslah yapılamayacağından bahisle dava dilekçesinde talep dilen bedele hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, aşağıda yazılı kalan harcın davalı idarelerden alınmasına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve tarafların temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 19/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.