YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/32753
KARAR NO : 2018/13800
KARAR TARİHİ : 04.07.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 15/06/2017 gün ve 2016/10985 Esas – 2017/16271 Karar sayılı ilama karşı davacı idare vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
-K A R A R-
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkin davanın kabulüne dair karar davacı idare vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmış; bu karara karşı, davacı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere, Yargıtay ilamında yazılı gerekçelere göre davacı idare vekilinin sair karar düzeltme nedenleri HUMK’un 440. maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından yerinde değildir. Ancak;
Davada kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususta karar verilmediği,
Bu defa yapılan incelemede anlaşılmakla,
Davacı idare vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönlerden kabulü ile Dairemizin 15/06/2017 gün ve 2016/10985 Esas – 2017/16271 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki … köyü 339 ada 9 ve 11 parsel sayılı taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Davada kendisini vekille temsil ettiren davacı idare lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususta karar verilmemesi,
Doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak eklenmek üzere (Davada kendisini vekille temsil ettiren davacı idare lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı idareden alınarak davalıya verilmesine,) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.