YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5413
KARAR NO : 2017/28052
KARAR TARİHİ : 11.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca BOZULMASI hakkında 18.Hukuk Dairesinden çıkan kararı kapsayan 07/09/2015 gün ve 2015/10386 Esas – 2015/12076 Karar sayılı ilama karşı davalı vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
-K A R A R-
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davanın kabulüne dair verilen karar davacı idare vekilinin temyizi üzerine bozulmuş, bu karara karşı davalılardan … vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Bozma kararı öncesinde mahkemece 29.12.2011 tarihli bilirkişi raporunda C harfi ile gösterilen 448,40 m² lik kısımda %15 değer düşüklüğü olacağı , A harfi ile gösterilen 3.752,86 m² lik kısımda ise değer düşüklüğü olmayacağı kanaatiyle hüküm kurulduğu ve bu husus bozma konusu yapılmadığı halde mahkemece bozma kapsamı dışına çıkılarak A ile gösterilen kısımda da değer düşüklüğüne hükmedildiği,
Bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmakla,
Davalılardan … vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile 18. Hukuk Dairesinin 07.09.2015 gün 2015/10386-Esas -2015/12076 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesinde;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı üzerine verilen hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyalarak karar verilmiş ise de, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
1- Bozma kararı öncesinde mahkemece 29.12.2011 tarihli bilirkişi raporunda C harfi ile gösterilen 448,40 m² lik kısımda %15 değer düşüklüğü olacağı , A harfi ile gösterilen 3.752,86 m² lik kısımda ise değer düşüklüğü olmayacağı kanaatiyle hüküm kurulduğu ve bu husus bozma konusu yapılmadığı halde mahkemece bozma kapsamı dışına çıkılarak A ile gösterilen kısımda da değer düşüklüğüne hükmedilmesi,
2- Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davalarında öngörülen dört aylık yargılama süresinin makul süre kabul edilerek, hakkaniyet gereğince taşınmaz malikinin zararının giderilmesi amacıyla acele el koyma dosyasında ödenen 34.070,75 TL’nin ilk kararda hüküm altına alınan 35.306,11 TL’den mahsubu ile bakiye 1.235,36 TL’ye dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği 26.07.2010 tarihinden ilk karar tarihine kadar,ilk kararla hüküm altına alınan 35.306,11 TL’nin ikinci kararla hüküm altına alınan 42.077,16 TL’den mahsubu ile bakiye 6.771 TL’ye ilk dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği 26.07.2010 tarihinden ikinci karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması gerekirken; ilk kararla hüküm altına alınan 35.306,11 TL’nin tamamına 25.07.2010 tarihinden ilk karar tarihine kadar yasal faiz uygulanmış olması,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan karar düzeltme harcının istenildiğinde iadesine, davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 11/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.