Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2017/5584 E. 2017/29013 K. 18.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5584
KARAR NO : 2017/29013
KARAR TARİHİ : 18.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca DÜZELTİLEREK ONANMASI hakkında 18.Hukuk Dairesinden çıkan kararı kapsayan 19/10/2015 gün ve 2015/12736 Esas – 2015/14710 Karar sayılı ilama karşı davacı idare vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
-K A R A R-
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davanın kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine düzeltilerek onanmış, bu karara karşı davacı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dava konusu taşınmazda davalı hissesi üzerinde bulunan haciz şerhlerinin hükmedilen bedele yansıtılmadığı ve bu bakımdan da düzeltme yapılması gerektiği yapılan inceleme ile anlaşılmakla,
Davacı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile 18. Hukuk Dairesinin 19.10.2015 gün 2015/12736-Esas -2015/14710 Karar sayılı düzeltilerek onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesinde;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki … Mahallesi, 46 parsel sayılı taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Mahkemece dava konusu taşınmazın davalı hissesi oranında idare adına tesciline de karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2- 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1.bölüm karar da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline 20.08.2011 tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesi gerekirken, faize hükmedilmemesi,
3- Dava konusu taşınmazda davalı hissesi üzerinde bulunan haciz şerhlerinin hükmedilen bedele yansıtılmaması,
Doğru değil ise de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın,
a- Hüküm fıkrasına ilave bent olarak (Dava konusu …. ili …. İlçesi, …. Mahallesi, 46 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının davalı hissesi oranında iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline) cümlesinin,
b-Hüküm fıkrasının 1. bendindeki (tespitine) kelimesinden sonra gelmek üzere (kamulaştırma bedelinin 20.08.2011 tarihinden itibaren karar tarihine kadar yasal faiziyle birlikte davalıya ödenmesine) cümlesinin,
c- Hüküm fıkrasına ilave bent olarak ( Dava konusu taşınmazda davalı hissesi üzerinde bulunan haciz şerhlerinin hükmedilen bedele yansıtılmasına,) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 18/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.