YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/9981
KARAR NO : 2017/27440
KARAR TARİHİ : 05.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Arsa niteliğindeki … Mahallesi 280 ada12 parsel sayılı taşınmaz ile emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak zeminine; resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı da düşülerek yapılara değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davacı idarenin temyiz itirazları yerinde değildir. Davalı vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede ise;
1-2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 maddesine 6459 sayılı Yasanın 6.maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1.Bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline 14.06.2009 tarihinden karar tarihi olan 27.05.2009 tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerekirken bu hususta karar verilmemesi,
2-Davalı tarafın kendisini vekille temsil ettirdiğinden davanın niteliği gereği karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru değilse de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
a-Hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin sonuna (bu bedele 14.06.2009 tarihinden karar tarihi olan 27.05.2015 tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına) ibaresinin yazılmasına,
b-Hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak (8 – Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 1.500,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacı idareden alınarak davalı tarafa ödenmesine) cümlesinin eklenmesine,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalılardan peşin alınan temyize başvurma harcının istenildiğinde iadesine, davacı idareden peşin alınan temyiz ve taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 05/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.