Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2018/2601 E. 2018/13023 K. 27.06.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2601
KARAR NO : 2018/13023
KARAR TARİHİ : 27.06.2018

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 7269 Sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun uyarınca … Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünce el atılan dava konusu … Mahallesi … mevkiinde bulunan 730 parsel sayılı taşınmazda işgal(kira) bedeli, araziye verilen zararlardan dolayı maddi tazminat ve eski hale getirme bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R –
Dava, 7269 Sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun uyarınca … Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünce el atılan dava konusu… Mahallesi … mevkiinde bulunan 730 parsel sayılı taşınmazda işgal (kira) bedeli, araziye verilen zararlardan dolayı maddi tazminat ve eski hale getirme bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar , taraf vekillerince temyiz edilmiştir.1)Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Taşınmaza arazi olarak değer biçen rapor geçerli değildir. Şöyle ki;
Dosyadaki bilgi ve belgelere, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgu sisteminde yapılan gözleme, taşınmazın yakın çevresindeki taşınmazların Dairemiz Denetiminden geçerek kesinleşen dosyalarına göre taşımaz arsa niteliğinde olup Kamulaştırma Kanununun kıymet takdir esaslarını belirten 11. maddesinin 1. fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların değerinin, değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan, zaruret olmadıkça yakın bölgelerde bulunan ve değerlendirme tarihine yakın emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur. Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re’sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Kabule göre de;
Hükmedilen bedel 29.316,10-TL üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 27/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.