YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2858
KARAR NO : 2018/23631
KARAR TARİHİ : 05.12.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca DÜZELTİLEREK ONANMASI hakkında 18. Hukuk Dairesinden çıkan kararı kapsayan 06/10/2016 gün ve 2016/9767 Esas – 2016/11082 Karar sayılı ilama karşı davalılardan … vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
-K A R A R-
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davanın kabulüne dair karar, davalılar vekillerinin temyizi üzerine Kapatılan 18.Hukuk Dairesince düzeltilerek onanmış, bu karara karşı davalılardan … vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
1-Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, idarece düzenlenen 30.09.2010 tarihli kıymet takdir raporunda dava konusu taşınmazın m2 birim bedelinin 250,00-TL olarak belirlendiği ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal olarak alınan taşınmazın emlak vergi değeri ile dava konusu taşınmazın emlak vergi değerinin karşılaştırmasında emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğu anlaşıldığı halde, ters orantı kurularak dava konusu taşınmazın emsalden daha değerli olduğu kabul edilmek suretiyle değer biçildiği,
2-7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiği bu defa yapılan incelemeden anlaşılmakla;
Davalı … vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Kapatılan 18.Hukuk Dairesinin 06/10/2016 gün 2016/9767 Esas -2016/11082 Karar sayılı düzeltilerek onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki Hisarbaşı Mahallesi 159 ada 7 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğru ise de, alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1-İdarece düzenlenen 30.09.2010 tarihli kıymet takdir raporunda dava konusu taşınmazın m2 birim bedelinin 250,00-TL olarak belirlendiği halde dava konusu taşınmaza 20.06.2011 değerlendirme tarihi itibariyle 160,27-TL m2 birim bedeli belirlenmesi ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda, emsal alınan taşınmazın emlak vergi değeri ile dava konusu taşınmazın emlak vergi değerinin karşılaştırmasında emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğu anlaşıldığı halde, ters orantı kurularak dava konusu taşınmazın emsalden daha değerli olduğu kabul edilmek suretiyle bedel tespiti nedeniyle rapor inandırıcı değildir.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re’sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca,dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1.bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline 21/10/2011 tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesi gerekirken, faize hükmedilmemesi,
3- Davanın niteliği gereği kendilerini vekil ile temsil ettiren her iki taraf lehine de karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken, sadece davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Doğru olmadığı gibi;
4-7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden,
Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle davalılardan … vekilinin temyiz isteminin kabulü ile BOZULMASINA, davalılardan …’dan peşin alınan karar düzeltme harcının istenildiğinde iadesine, davalılardan peşin alınan harçların istenildiğinde iadesine, temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 05/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.