Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2018/6276 E. 2018/25065 K. 17.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6276
KARAR NO : 2018/25065
KARAR TARİHİ : 17.12.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın … adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davada hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: – K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın … adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece dava konusu hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu Doğancılar mahallesi 502 parsel sayılı taşınmazın tapu maliki olan … ile mirasçıları olan … ve …’nın ölü olduğu, davanın … mirasçıları ile ölü …’ya karşı açıldığı, … 2. Asliye Hukuk mahkemesi’nin 2014-881 esas ve 2015-155 karar sayılı dosyası ile aynı taşınmaz hakkında hüküm kurulduğundan bahisle dava konusu hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Ancak;
1-… 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/881 esas sayılı dosyası incelendiğinde kamulaştırma davasının mirasçı … mirasçılarına karşı açıldığı ve sadece bunların payı yönünden hüküm kurulduğu, tapu malikinin diğer mirasçısı …’nın mirasçıları hakkında dava açılmadığı gözönünde bulundurulduğunda, davanın ölü … yönünden reddi ile …’nın mirasçıları yönünden esasa girilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi,
2-7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden,
Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı idare vekilinin temyiz isteminin kabulü ile BOZULMASINA, 17/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.