Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2018/6336 E. 2018/22610 K. 28.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6336
KARAR NO : 2018/22610
KARAR TARİHİ : 28.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davasının reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 24/10/2016 gün ve 2016/5650 Esas – 2016/14618 Karar sayılı ilama karşı davacı idare vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davanın reddine dair verilen karar davacı idare vekilinin temyizi üzerine onanmış, bu karara karşı davacı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dava konusu taşınmazın tapu malikine davacı idare tarafından çıkartılan uzlaşma çağrı tebligatının usulsüz olduğu, dava dilekçesi ve eklerinin de usulune uygun olarak tebliğ edilmediği,
Bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından,
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 24.10.2016 gün 2016/5650 esas -14618 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesinde;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın önkoşul yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, tapu maliki adına idarece çıkartılan uzlaşma çağrı tebligatının usulsüz olduğu, dava açıldıktan sonra da dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşıldığından,
Bir dava açıldığında öncelikle davanın taraflarına tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması gerekir.
Mahkemece, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 02.02.2011 gün 2010/5-546 esas 2011/11 sayılı kararı da dikkate alınarak, davalıların açık adresi Kamulaştırma Kanunu’nun 7. maddesinde belirtilen tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinden ve Tebligat Kanunu’nun 21/2 maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki kayıtlardan belirlenip kendilerine; şayet maliklerin ölü olduğu tespit edilirse, sunulacak veraset belgesi esas alınarak mirasçıları Kamulaştırma Kanunu’nun 14/5 maddesi uyarınca davaya dahil edildikten ve aynı şekilde adresleri tespit edildikten sonra mirasçılarına Tebligat Kanunu hükümlerine göre dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacı idareden peşin alınan karar düzeltme harcı ile peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 28/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.