Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2018/6800 E. 2018/25601 K. 20.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6800
KARAR NO : 2018/25601
KARAR TARİHİ : 20.12.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 19/04/2018 gün ve 2016/19749 Esas – 2018/7919 Karar sayılı ilama karşı davacılar vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
-K A R A R-

Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmış; bu karara karşı, davacılar vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, tapu kayıt malikleri … Kadının … mirasçıları ve … Kadının … mirasçıları’nın davacılar ile aynı kişiler olup olmadığının tespiti için veraset ilamının alınması ve tapuda isim tashihi davası açılması için davacıya verilen kesin sürede gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği ancak davacı vekiline yeterli ve makul kesin süre verilerek, kesin süreye uyulmamasının sonuçları da açıkça ihtar edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulduğu bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından;
Davacılar vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile, Dairemizin 19.04.2018 tarih ve 2016/19749E-2018/7919K sayılı onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede,
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede, tapu kayıt malikleri … Kadının … mirasçıları ve … Kadının … mirasçıları’nın davacılar ile aynı kişiler olup olmadığının tespiti için veraset ilamının alınması ve tapuda isim tashihi davası açılması için davacıya verilen kesin sürede gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. HMK’nın 119/2. Maddesi davaların uzamasını engellemek amacıyla konulan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması gerekir. Her ne kadar davacıya kesin süre verilmiş ise de; verilen kesin sürede kesin süreye uyulmamasının sonuçları açıkça belirtilmemiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 94.maddesine göre hakim tayin ettiği müddetin kesin olduğuna karar verebilir. Ancak, böyle bir durumda kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi için, buna ilişkin ara kararının yasaya ve içtihatlara uygun şekilde oluşturulması, hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık olması ve kesin süreye uyulmamasının sonuçlarının ilgili tarafa ihtar edilmesi gerekir.  Mahkemece verilen kesin sürenin sonuçları ara kararda açıkça yazılmamıştır. Bu durumda verilen süre bir sonuç doğurmaz. Hukuk Genel Kurulu’nun 7.5.2003 tarih 2003/319-355 Karar sayılı kararı bu yöndedir. Bu nedenle davacı vekiline yeterli ve makul kesin süre verilerek, kesin süreye uyulmamasının sonuçları da açıkça ihtar edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA davacılaradan peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının istenildiğinde iadesine, temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 20/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.