YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/834
KARAR NO : 2018/12115
KARAR TARİHİ : 19.06.2018
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tespiti ve tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26/09/2017 günü usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediklerinden taraf vekillerinin yokluklarında incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verilerek, geri çevirme kararı üzerine gelen dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, bir kısım davalılar vekilince temyiz edilmiştir.Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. … mahallesi 453 ada 7 parsel ve 580 ada 31 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ağaçlara maktuen değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;Alınan rapor, zemin bedeli yönünden hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; Dava konusu taşınmaz mal arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanunu’nun kıymet takdir esaslarını belirten 11.maddesinin 1.fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tesbiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.Dairemizin 2015/12550 Esas sayılı dosyasında aynı emsalle aynı mahallede ve yakın mevkiideki 404 ada 14 parsel sayılı taşınmaza aynı ifadelerle yola da cepheli olmasından bahisle emsalden 2,10 kat değerli bulunarak 2014 yılı itibariyle 200 TL m2 değer biçildiği, şimdiki davada ise hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın, emsal alınan taşınmaza göre yola ve il merkezine daha yakın olduğu belirtildiği halde başkaca bir gerekçe gösterilmeden emsal parselden (1,30) kat daha değersiz olduğu belirtildiği ve emlak vergisine esas m² bedelinin de 150 TL olduğu gözetildiğinde rapor inandırıcı görülmemiştir.Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılıp, dava konusu taşınmaz ile bilirkişi raporunda somut emsal olarak esas alınan taşınmazların, belediye binası, hükümet konağı, adliye, belediye binası, vb. merkezi yerlere ve birbirlerine olan uzaklıkları halihazır şehir haritası üzerinde fen bilirkişisine işaretlettirildikten sonra, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazların ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibariyle fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi olduklarının ve taşınmazın bulunduğu mahallede düzenleme ortaklık payı kesintisinin ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden sorulup, vergi değerleri de karşılaştırılmak suretiyle değer biçilip alınacak bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,Doğru görülmemiştir.Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 19/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.