YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/9118
KARAR NO : 2018/25267
KARAR TARİHİ : 18.12.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş ise de; bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
Mahallinde yapılan keşif sonucu, arazi niteliğindeki taşınmazın net geliri gözönünde tutularak bilimsel yolla değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1) Davalı idare vekilinin temyiz istemi üzerine bozma kararı verildiği, bozmadan önce dava konusu taşınmazın m2 birim bedelinin 9,07 TL olarak tespit edildiği ve bu hususun bozmaya konu edilmediği anlaşıldığından davalı idarenin usuli kazanılmış hakkı gözetilmeksizin fazlaya hükmedilmesi,
2)Dava konusu 2394 parsel sayılı taşınmazda davacının tapu kaydı ve veraset ilamına göre 3/36 payına karşılık gelen bedele hükmedildiği halde maddi hata sonucu hüküm fıkrasında 7/12 olarak belirtilmesi,
3)Dava dışı bir kısım hissedarların dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemli olarak açmış oldukları … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/133 Esas sayılı dava dosyasında el atılan alandan arta kalan 2.578,00 m2lik kısım için %10 değer azalışına hükmedildiği ve bu hususun Yargıtay Denetiminden de geçerek kesinleştiği anlaşıldığından, bu kısma %10 değer azalışı verilmesi ile yetinilmesi gerekirken tamamının bedeline hükmedilmesi ve davacının tapu kaydındaki hissesi oranında tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi,
Kabule göre de;
3)Davacı vekilinin bozma öncesi dava değerini ıslah ettiği dikkate alındığında, bozma sonrası kamulaştırmasız el atma bedeli yönünden kabul edilen miktar bu bedelden düşük olduğundan davanın ”kısmen kabulü ile kısmen reddine” karar verilerek yargılama giderlerinden kabul ve red oranına göre tarafların sorumlu tutulması ve reddedilen kısım yönünden davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 18/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.