YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/12383
KARAR NO : 2020/5698
KARAR TARİHİ : 18.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın davalı … ve … yönünden davanın husumetten reddine, davalı … Belediyesi yönünden davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı … vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davalılardan … ve … yönünden davanın husumetten reddine, davalı … Belediyesi yönünden davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … Belediyesi vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre yapılan incelemede; davacı tarafça 04/10/2012 tarihinde Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu taşınmaza el atıldığından bahisle tamamının bedelinin tahsili istemiyle dava açıldığı, anılan mahkemenin 30/12/2013 tarihli, 2012/562 Esas-2013/690 Karar sayılı kararı ile fiilen el atılan kısımlar yönünden davanın kabulüne, imar planında belediye hizmet alanında kalan ancak fiilen el atılmayan bölümler yönünden açılan davanın yargı yolu nedeniyle reddine karar verildiği ve kararın 20/05/2015 tarihinde kesinleştiği, bunun üzerine yine davacı tarafça …3. İdare Mahkemesinin 2014/1456 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı ve bu davada idare mahkemesince de davanın adli yargı mercilerinin görevine girdiği gerekçesiyle dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve Uyuşmazlık Mahkemesinin 26/09/2016 tarihli, 2016/331-385 sayılı kararı ile adli yargının görevli olduğuna ve … 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/12/2013 tarihli, 2012/562 Esas-2013/690 Karar sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesi üzerine davacılar vekilince söz konusu dosyanın bu karar uyarınca yeniden ele alınmasının istendiği ve hakkında görevsizlik kararı verilen imar planında belediye hizmet alanında kalan ancak fiilen el atılmayan bölümler yönünden işin esasına girilerek yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu taşınmaza imar planına uygun olarak fiili el atmanın gerçekleştiğinin kabulü ile fiilen el atılan bölüm dışında kalan ancak imar planında “belediye hizmet alanı (kent içi terminal)” olarak bırakılan bölümünün de proje bütünlüğü gözetilerek bedeline hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Dava konusu taşınmazın imar planında “belediye hizmet alanı (kent içi terminal)” olarak gözüken ve bedeline hükmedilen kısmı ile ilgili tescil hükmü kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
a-) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin (a) harfi ile gösterilen alt bendinin sonuna (davacı …’nın 23571/376250 oranındaki hissesinin davacı adına olan tapusunun iptali ile davalı … adına tesciline) cümlesinin yazılmasına,
b-) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin (b) harfi ile gösterilen alt bendinin sonuna (davacı …’nın 11319/376250 oranındaki hissesinin davacı adına olan tapusunun iptali ile davalı … adına tesciline) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 18/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.