Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2019/1760 E. 2019/18687 K. 20.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1760
KARAR NO : 2019/18687
KARAR TARİHİ : 20.11.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davası ile birleştirilen tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın davacı … yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı … yönünden kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasının kısmen kabulüne, ecrimisil yönünden ise reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacılar ile davalı … vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil, birleştirilen dava ise tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davacı … yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı … yönünden kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasının kısmen kabulüne, ecrimisil yönünden ise davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraf vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir. Şöyle ki;
1-… Mahallesi 72 ada 16 parsel sayılı taşınmaz arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanunu’nun kıymet takdir esaslarını belirten 11.maddesinin 1.fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.
Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.
Bozma öncesi alınan bilirkişi raporunda emsal araştırması yapılmadan dava konusu taşınmaza tahmini m2 birim fiyatının 2.700-TL olarak değer biçildiği, bozmadan sonra alınan hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle m2 birim fiyatının 90,57-TL olarak değer biçildiğinden, bu rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re’sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Dava konusu, 72 ada 16 parsel sayılı taşınmazın 30.07.1985 onay tarihli kamulaştırılmasına ilişkin kamulaştırma belgeleri o zamanki maliklere yapılmış noter tebliği aslı ya da var ise onaylı bir sureti ilgili idare ve noterlikten araştırılıp, tebligat yapılmış ise tebligat asılları, kamulaştırma bedelinin, tapu maliki veya kamulaştırma tarihindeki maliklere ödenip ödenmediği, ilgili idare ve Banka Bölge Müdürlüğü’nden araştırılıp, ödeme yapılmış ise ödeme belgeleri ve dava konusu taşınmazın ilk tesis tarihinden itibaren tüm maliklerini gösterir şekilde tedavüllü tapu kaydı, ilgili Tapu Müdürlüğü’nden getirtilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi,
3-Davayı açan ilk malik … yönünden ecrimisil talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi,
4-Birleştirilen dava (tapu iptal ve tescil davası) yönünden hüküm kurulmaması,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz edenlerden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 20/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.