Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2020/10217 E. 2022/3798 K. 08.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/10217
KARAR NO : 2022/3798
KARAR TARİHİ : 08.03.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Asıl ve birleştirilen davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı Hazine vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava ve birleştirilen dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak ana ve birleştirilen davanın kabulü ile toplam 118.184,00 TL tazminat bedelinin 09/06/2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu … İli, Atakum Beldesi, İncesu Köyü (Mahallesi), 1236 parsel sayılı 7133,19 m² yüz ölçümündeki taşınmaz, tapuda “Tarla” vasfıyla davacılar adına kayıtlı iken, Orman Yönetimi tarafından açılan tapu iptal ve tescil istemli dava nedeniyle … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 17/05/2013 tarih ve 2012/741 – 2013/290 sayılı kararı ile taşınmazın krokide (A1 ve B2) ile gösterilen sırasıyla 4701,53 m² ve 790,31 m² yüz ölçümündeki bölümlerinin tapu kaydının iptali ile bu bölümlerin orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş, verilen bu karar Yargıtay denetiminden geçerek 09/06/2014 tarihinde kesinleşmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre, tapu kaydı mahkeme kararı ile iptal edilen arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Birleştirilen 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/437 E-2019/626 K sayılı dosyasında davacı olarak …, …, … ve …’ın gösterildiği, ancak …’ın dava tarihinden önce vefat ettiği gözetildiğinde bu davacı yönünden aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Birleştirilen davada … dışındaki davacılar için toplam 115.414,45-TL ıslah dilekçesi verilmiş ise de; bu davacıların payının 114.491,12-TL olduğu gözetildiğinde bu kişiler için birleştirilen davanın kısmen kabulüne, aynı sebeple aynı davalıya karşı açtıkları daha sonraki tarihli ana davanın ise reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-2 numaralı bozma bentlerine göre verilecek ret kararı doğrultusunda davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün yukarıda yazılı gerekçelerle HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 08/03/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.