YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2259
KARAR NO : 2020/7216
KARAR TARİHİ : 24.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 17/04/2019 gün ve 2019/349 Esas – 2019/7649 Karar sayılı ilama karşı davalı idare vekilince verilen dilekçe ile maddi hatanın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin bozma ilamına uyularak verilen davanın kabulüne dair karar Dairemizce onanmış, bu karara karşı davalı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Bozma öncesi tespit edilen bedel ile bozma sonrası tespit edilen bedel arasındaki oluşan farkın davacı idareye iade edilmesi ile yetinilmesi gerekirken 7139 sayılı yasanın hatalı yorumu nedeni ile yazılı şekilde hüküm kurulduğu davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiği bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından;
Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönüyle kabulü ile Dairemizin 17.04.2019 gün ve 2019/349 Esas 2019/7649 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu mülkiyet hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki… köyü 119 ada 119 ve 128 parsel sayılı taşınmazlara net geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Bozma öncesi tespit edilen bedel ile bozma sonrası tespit edilen bedel arasında oluşan farkın davacı idareye iade edilmesi ile yetinilmesi gerekirken 7139 sayılı Yasanın hatalı yorumu nedeni ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru olmadığı gibi,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 gün 30791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden,
Gerekçeli kararın 3. 4. 12. ve 5.bendinin a ve b fıkrasının hükümden çıkartılmasına
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalıdan peşin alınan karar düzeltme harcının istenildiğinde iadesine, temyiz edenlerden peşin alının temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 24/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.