YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2443
KARAR NO : 2021/11469
KARAR TARİHİ : 14.10.2021
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince kabülü ile HMK’nın 356. maddesi uyarınca duruşma yapılarak ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılmak suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuş ilişkin yukarıda gün ve sayıları yazılı kararının Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş; davalılar vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 14/10/2021 günü temyiz eden davalılar vekilinin yüzüne karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden temyiz eden davacı idare vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak davalılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusunun Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince kabülü ile HMK’nın 356. maddesi uyarınca duruşma yapılarak ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılmak suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuş; bu karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 14/3. maddesi uyarınca kamulaştırma davalarında paydaşlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı yoktur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a maddesi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 72.070,00-TL’yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.
Bu nedenle; …, … ve … yönünden taraf vekillerinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra, diğer davalılar … ve … yönünden taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; ilk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma yapılarak, Ankara Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017-57 Esas, 2018-176 Karar sayılı kararının kaldırılıp arazi niteliğindeki Ankara ili, Sincan ilçesi … Mahallesi 155 ada 15 parsele 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 15/son maddesi uyarınca değerlendirme dava tarihi itibariyle yapılacağından, aynı kanunun 11/1-f maddesi uyarınca 2017 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri uygulanmak suretiyle, gelir metodu esas alınarak; sermaye faizi, genel idare giderleri, tarla kirası ve sabit masraflar toplamının giderlere dahil edilemeksizin değer biçilmesine ve dava konusu taşınmazın niteliği ve dosyaya yansıyan özeliklerine göre objektif değer artırıcı unsur tespit edilerek, ilave edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-3 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 gün 30791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru değil ise de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2018-2364 Esas – 2019/2752 Karar sayılı ilamının hüküm fıkrasının;
Davacı idare lehine vekalet ücreti hükmedilmesine ilişkin (B) bendinin 5. paragrafının hükümden çıkartılmasına,
Bent sıralarının buna göre teselsül ettirilmesine,
Hükmün böylece HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalı … vd. ile davacı idareden peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, davalı … vd.’den peşin alınan temyiz harcı ile taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, temyiz eden davalılar yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 3.050,00-TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 14/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.