YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3465
KARAR NO : 2021/12391
KARAR TARİHİ : 02.11.2021
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı davalı vekilince yapılan istinaf başvurusunun Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince kabulü ile HMK’nun 353/1-b-3 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ilişkin yukarıda gün ve sayıları yazılı kararının duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02/11/2021 günü temyiz eden davalı vekilinin yüzüne karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden aleyhine temyiz olunan davacı vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara karşı; davalı vekilince yapılan istinaf başvurusunun Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince kabulü ile HMK’nun 353/1-b-3 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; ilk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekilince yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/448- 2019/12 E/K. sayılı kararını ortadan kaldırılarak, arsa niteliğindeki İstasyon Mahallesi 1027 ada 7 parsel sayılı taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan yapıya 2942 sayılı Kanunun 11/1-h maddesi uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığının değerlendirme yılına ait Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğine göre bulunan resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi gerekir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının zemin üzeri 4 kat, toplam 5 katlı yapı olduğu anlaşılmaktadır.
Değerlendirme yılı olan 2017 yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğinin incelenmesinde, 3. sınıf A grubu yapıların üç kata kadar, üç kat dahil, asansörsüz yapılar olarak tanımlandığı, 3. sınıf B grubu yapıların ise yapı yüksekliği 21.50 metreden az yapılar olarak belirlendiği, 3. sınıf B grubu yapılar tanımlanırken yalnızca yükseklik şartı getirildiği bunun haricinde kaloriferli ya da asansörlü olma şartının aranmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapı beş katlı olup, 3. sınıf B grubu yapılardan olduğu kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiği gözetilmeden 3. sınıf A grubu yapı olarak kabul edilerek, eksik bedele hükmedilmesi,
2)Dosya arasında bulunan Onarım ve Güçlendirme Projesine göre binada güçlendirme yapıldığı anlaşıldığından, bu iyileştirmenin yıpranma oranına etki edip etmediği hususunda bilirkişilerden ek rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
3)Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 gün 30791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi ,
Doğru olmadığı gibi;
4)Anayasa Mahkemesi’nin 27/11/2020 gün 31317 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 16/07/2020 tarih 2018/104 Esas 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanunla Değişik Kamulaştırma Kanunu’nun 10/8. fıkrasının dördüncü cümlesinin; “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere” bölümü ile yedinci cümlesinde yer alan “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınarak” kamulaştırma bedelinin derhal ödenmesi gerektiğinden,
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi hükmünün yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile HMK’nın 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, temyiz eden davalı yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 3.050,00-TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 02/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.