Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2020/4026 E. 2021/4507 K. 31.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4026
KARAR NO : 2021/4507
KARAR TARİHİ : 31.03.2021

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan muhdesat kamulaştırma bedelinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 5. Hukuk Dairesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı ile birlikte Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/166 E. – 2019/585 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan muhdesat kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, bu karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Aşağıda açıklanan gerekçelerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince verilen istinaf başvurusunun esastan ret kararı kaldırıldıktan sonra Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/166 E.-2019/585 K. sayılı kararının incelenmesinde;
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; dava konusu yapılara 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11/1-h maddesi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesine ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- Dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan haczin bedele yansıtılmaması,
2-Mahkemece tespit edilen bedelden ilk karar ile tespit edilen bedelin mahsubu ile oluşan fark 245.560,00-TL’nin 3’er aylık vadeli mevduatta nemalandırılmasına ve karar kesinleştikten sonra davalıya ödenmesine karar verilmiş olup, fark bedel davalıya karar tarihi itibariyle ödenemeyeceğinden, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10/9. fıkrası uyarınca işletilecek yasal faizin bitiş tarihinin kararın kesinleşme tarihi olması gerektiği gibi, ilk kararla tespit edilen bedele ilk karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmemesi,
Doğru olmadığı gibi;
3-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 gün 30791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının;
a- 1 nolu bendinin sonuna (Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/328 Esas sayılı dosyasında ödenen 307.867,00 TL’ye 12/09/2016 tarihinden ilk karar tarihi olan 30.12.2016 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, tapu kaydında yer alan haczin bedele yansıtılmasına,) cümlesinin eklenmesine,
b-1 nolu bendindeki (son karar tarihi olan 31/05/2019 tarihine) ibaresinin çıkartılmasına, yerine (kesinleşme tarihine) ibaresinin yazılmasına,
c- Vekalet ücretine ilişkin 4 nolu bendinin hükümden çıkartılmasına,
Hükmün böylece HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’ne GÖNDERİLMESİNE, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 31/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.