YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8099
KARAR NO : 2021/15022
KARAR TARİHİ : 13.12.2021
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava dilekçesinde, davacının ana taşınmaz bodrum kat 679 nolu taşınmazın maliki olduğunu, anılan taşınmazda davalı yönetime ait tuvaletlerden akan sular neticesinde büyük çaplı hasar meydana geldiğini ve anılan taşınmazın kullanılamaz hale geldiğini, bu nedenle 11.250,00 TL maddi zarar ve ziyanın davalıdan temerrüt tarihi itibariyle yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile dava konusu 11.250,00-TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 19/son maddesine göre her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur. Dosya kapsamından ortaya çıkan zararın sadece … 4. Sulh Hukuk Mahkemesi 2010/197 değişik iş dosyası ile tespit edildiği anlaşılmaktadır. Davalının süresi içinde rapora itirazda bulunmasına rağmen mahkemece başkaca keşif yapılmadan ve bilirkişi raporu alınmadan sadece bu değişik iş delil tespit dosyası üzerinden kabul kararı verdiği, bu delil tespit dosyasında alınan raporunun ise zarar gören eşyaların (verilen zararın tamir-tadil ile giderilip giderilemeyeceği belirtilmeksizin) bedellerinin belirlendiği, yine ayrıca kira kaybı hususunda davacının zamanında hasarı yönetime bildirip bildirmediği bu konuda tarafına atfedilecek bir kusurun olup olmadığına bakılmaksızın tespit edildiği açıktır. O halde mahkemece davalının ödeme iddiasını da gözönünde bulundurarak, sebep olduğu zararın miktarının hiçbir tereddüte yer bırakmayacak şekilde değişik iş delil tespiti dosyası ve alınacak bilirkişi raporları ile uğranılan gerçek zarar bedelinin tespiti ile oluşacak sonuca göre karar vermesi gerekir. Tüm bu nedenlerle mahkemece sadece değişik iş delil tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu yeterli görülerek eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 13/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.