YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8184
KARAR NO : 2021/12018
KARAR TARİHİ : 26.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın, 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın, 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Antalya Kadastro Mahkemesinin 2004/1 E. ve 2005/5 K. sayılı kararının 01.07.2008 tarihinde kesinleştiği ve 1 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davanın 09.07.2012 tarihinde 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içerisinde açılmış olduğundan işbu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Ancak, dava konusu taşınmazın kök tapu kayıtlarına ilişkin olarak yapılan incelemede; Antalya Sulh Hukuk Mahkemesinin 11.01.1940 tarih 15/1 sayılı kararı ile satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilen alanın 22.201.202 m² olduğunun belirtildiği, ancak tapu kayıtlarının 1.838.000 m² miktarlı olduğu davacılar tarafından açılmış miktar arttırılmasına ilişkin bîr dava bulunmadığı gibi mahkemece de miktarın düzeltilerek tapuya tesciline ilişkin olarak verilmiş bir karar bulunmadığı halde, izale-i şuyu kararı sonrasında oluşturulan 13.04.1944 tarih ve 118 numaralı tapu kaydında, izale-i şuyu kararında belirtilen miktara çıkartılarak tescil yapıldığı, bu taşınmazın ifraz ve revizyon işlemleri sonucunda 13,357.447 m² lik bölümünün 113 parçaya bölündüğü, davacın dayandığı ve gittisi 99 sayılı parsel olan taşınmazın da ifraz edilen işbu taksim tapularından olduğu, kök tapu kayıtlarının ihdas tarihindeki miktarının 1.838.000 m² olup, bu miktar esas alınması gerektiği halde, tapulama çalışmaları sırasında maliklere Koyunlar ve Varsak köylerinden toplam 3.931.926 m² yer verilmek suretiyle kök tapunun yüzölçümünden 2.093.926 m² daha fazla yer aldıkları anlaşıldığından, bu itibarla, TMK’un 1007. maddesi koşulları oluşmadığından hazine adına tescil edilmiş olan … 229 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak yazılı gerekçe ile tazminat isteminin reddine karar verilmesinde sonuç itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 26/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.