YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8225
KARAR NO : 2021/12884
KARAR TARİHİ : 10.11.2021
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen ilk derece mahkemesinin kararına karşı, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekili yönünden ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nce kabulü ile HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle esas hakkında yeniden karar verilmesine dair yukarıda gün ve sayıları yazılı kararının Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, tapu kaydının mahkeme kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmiş olup; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu İzmir İli, Narlıdere İlçesi, Narlıdere Mahallesi, 66 ada 39 parsel sayılı taşınmazın 405,00 m2 yüzölçümü ile davacılar murisi adına kayıtlı iken, Hazine tarafından tapu kaydının iptali istemiyle açılan dava sonucunda İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/138 E, 2004/116 K sayılı ilamı ile 106,87 m2’lik kısmının kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeni ile tapusunun iptaline ve tescil harici bırakılmasına karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek 20.09.2004 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 22.12.2015 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilerek davacılar vekilince talep artırım dilekçesinde istem konusu yapılan miktarın harçlandırılmadığı gözetildiğinde davalı Hazine lehine hükmedilecek nispi vekalet ücretinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca dava dilekçesinde talep edilen miktar üzerinden hesaplanarak yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun olan hükmün HMK’nın 370. maddesi gereğince ONANMASINA, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davacıdan peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 10/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.