YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8883
KARAR NO : 2021/12796
KARAR TARİHİ : 09.11.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca uğranılan zararın tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusu üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince istinaf isteminin kabulü ile HMK’nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle davanın reddine karar verilmesine dair yukarıda gün ve sayıları yazılı kararının duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09/11/2021 günü taraf vekillerinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, davalı idare vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; davacının TMK’nın 1007. maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle zararının varlığının kesin olarak ortaya çıkması gerekmektedir. Davalı-borçlular aleyhine başlatılmış olan icra takibinde ihtiyati haciz işlemi yapılmış olan taşınmazın icra yoluyla satışı işlemlerinin sonuçlandırılmasından sonra zarar miktarı kesin olarak belirlenebileceği gibi, dosya kapsamından borçlu-davalılar hakkında aciz vesikaları da bulunmadığından, bu itibarla; yukarıda belirtilen işlemlerin dosya kapsamına göre dava tarihi itibariyle ve halihazırda tamamlanmamış olduğu gözetildiğinde bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yürürlükte olduğu tarihte verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının, HMK’nun 389. maddesine göre hatalı olarak verilmiş olduğu gerekcesine de dayalı olarak bölge adliye mahkemesince davanın reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğrudur. Ancak;
Davalı Hazine harçtan muaf olduğu halde, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının harca ilişkin 3 nolu bendinin tamamen çıkartılmasına, yerine (Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan davacı tarafından yatırılan 4.130,25-TL peşin harç ve ıslah harcının davacıya İADESİNE,) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca kararın bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi’ne GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, temyiz eden davacı yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 3.050,00-TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 09/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.