YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6
KARAR NO : 2021/12223
KARAR TARİHİ : 27.10.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin verilen ilk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi’nin istinaf isteminin kabulü ile HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı düzeltilmek suretiyle esas hakkında yeniden karar verilmesine dair yukarıda gün ve sayıları yazılı kararının Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, tapu kaydının mahkeme kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen karara karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi’nce esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Aşağıda açıklanan gerekçelerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi’nin esastan ret kararı kaldırıldıktan sonra, Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/364 Esas – 2019/145 Karar sayılı kararının incelenmesinde;
Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre; dava konusu İstanbul İli, … İlçesi, … Mahallesi, 1071 parsel (yenileme ile 193 ada 3 parsel) sayılı taşınazın 1971 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında tapu kaydına dayalı olarak davacıların murisi … ile dava dışı kişiler adına tespit edildiği, Çatalca Tapulama Mahkemesi’nin 1982/200 Esas ve 1985/263 Karar sayılı ilamı ile dava konusu 1071 parsel sayılı taşınmazın 766 sayılı Tapulama Yasası’nın 46/son maddesi hükmünce orman yasası uyarınca tahdidi yapılarak kesinleşmiş ve Maliye Hazinesi adına Aralık 1947 tarih 27 numarada tescil edilmiş ormana ait kaydın müseccel bulunduğu birliğin tapu kütüğüne olduğu gibi aktarılmasına karar verildiği, hükmün 23/09/1991 tarihinde kesinleşmesi üzerine taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tescil edildiği, yörede 59 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 1987 yılında 3302 sayılı yasa uyarınca aplikasyon ve 2/B uygulamasının yapıldığı, komisyon tarafından 1071 parsel sayılı taşınmazın da bulunduğu bir kısım parsellerin 2/B vasfında olduğu gerekçesiyle orman sınırları dışına çıkarıldığı, davacıların murisi … ve diğerleri tarafından taşınmazın eski tapuya dayalı olarak tescili talebi ile 2/B uygulamasına itirazen açılan Gaziosmanpaşa (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 1988/6 Esas, 2013/12 Karar sayılı ilamı ile 59 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan aplikasyon ve 2/B uygulamasının iptaline karar verildiği, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 01/12/2016 tarih, 2015/3368 Esas ve 2016/11640 Karar sayılı ilamı ile hükmün “dava konusu İstanbul İli, … İlçesi, ….. ve … Ormanı içindeki 968 ila 1071 parsellerin kesinleşen orman sınırı içinde kaldığından dava konusu parsellere ilişkin 59 nolu Orman Kadastro Komisyonu’nun yaptığı aplikasyon işleminin iptaline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verildiği, hükmün 11/12/2018 tarihinde kesinleştiği, Çatalca 1. Tapulama Mahkemesi’nin 1982/200 Esas ve 1985/263 Karar sayılı sayılı ilamı ile orman vasfı ile terkinine karar verildiği, kararın karar düzeltme talebinin reddi ile 23.09.1991 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 03.06.2014 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Kendisini vekille temsil ettiren davalı … yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi,
Doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının; 3. paragrafındaki (97.418,26-TL) ibaresinin çıkartılmasına, yerine (2.725,00-TL) ibaresinin yazılmasına,
Hükmün böylece HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi’ne GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 27/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.