YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6762
KARAR NO : 2021/14283
KARAR TARİHİ : 01.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili, müdahalenin men’i ve ecrimisil istemine, birleştirilen 2013/480 Esas sayılı dosya 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili istemine, birleştirilen 2013/640 Esas sayılı dosya maddi hatanın düzeltilmesi istemine ilişkin davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda: Asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili, müdahalenin men’i ve ecrimisil istemine, birleştirilen 2013/480 Esas sayılı dosya 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili istemine, birleştirilen 2013/640 Esas sayılı dosya ise maddi hatanın düzeltilmesi talebine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyize konu ecrimisil bedeli karar tarihi itibariyle 3.920,00 TL olan temyiz kesinlik sınırının altındadır. Bu nedenle taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin asıl davaya konu ecrimisil yönünden reddine karar verildikten sonra; birleştirilen davalar yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince,
Her ne kadar mahkemece bozma kararına uyulmuş ise de, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
1-Birleştirilen 2013/480 Esas sayılı dosyası bakımından;
a- Mahkemece verilen ilk kararda taşınmazın arsa niteliğinde olduğu belirlendiği ve bu hususun bozmaya konu edilmediği, Dairemiz 2017/9550 Esas sayılı bozma ilamında; düzenlenen raporun soyut ifadelerle, emsalin ortaklığın giderilmesi dosyasındaki kıymet takdiri ile emsal ve dava konusu taşınmazın asgari vergi beyan değerlerinden bahsederek yasal olmayan usulle değer biçilen rapor denetlemeye elverişli olmadığından bahisle uygun bulunmadığı gözetildiğinde, taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re’sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bozma sonrası davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmeden taşınmazın kapama zeytin bahçesi niteliğinde olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- Mahkemenin ilk kararında dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ağaç bedeli toplamı 24.550 TL olarak belirlenmiş olup, bu husus bozmaya konu edilmediği halde, bozma dışına çıkılarak hüküm kurulması,
c- Davanın niteliği gereği kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Birleştirilen 2013/640 Esas sayılı dosya hakkında hüküm kurulmamış olması,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 01/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.