YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13508
KARAR NO : 2023/1981
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (4650 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde; Mersin ili, Tarsus ilçesi, … Mahallesi 510 ada 18 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda seçilen emsalin uygun emsal olmadığını daha yakınından bir emsal alınabileceğini, dava konusu taşınmazın üzerinde 2 katlı 3/A sınıfında yapı ve 1/B sınıfında depo olması nedeni ile yapı değeri hesaplanırken 2019 yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri dikkate alınarak yapı birim maliyeti 980,00 TL/m² alındığını, %57 oranında tamamlanma oranı verilmesi gerektiğini, yine bilirkişi raporunda yıpranma-eksik imalat oranı olarak %25 alındığını, yapıların kaç yılında yapıldığı belirlendikten sonra 02.12.1982 tarihli ve 17886 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan aşınma paylarına ilişkin yıpranma oranları gösteren cetvelde yapının yaşına göre yıpranma oranı dikkate alınması gerektiğini, dava konusu taşınmaz bahçesinde bulunan muhdesat bedeli de hesaplanarak, dava konusu taşınmazın nihai bedelinin bulunduğunu, dava konusu taşınmazın yüzölçümü 297,00 m² olup 151,91 m²lik kısım üzerinden irtifak hakkı geçmekte olup, telden 5 metre aşağısına kadar ağaç dikmemek ve bina yapmamak kaydı ile her türlü ekim-dikim yapılabildiğini, söz konusu ağaçlara herhangi bir zarar gelmediğini, sadece irtifak hakkı geçtiği için ağaç bedelinin hesaplanmaması gerektiğini, davacı yararına vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, müvekkili TEİAŞ tarafından davalıya ödenmek üzere yatırmış olduğu ve tasarruf yetkisinde bulunmayan, Mahkeme hesabında bulunan ve üçer aylık vadelerle nemalandırılan kamulaştırma bedeli için ayrıca kesinleşinceye kadar yasal faiz yürütülmemesi gerektiğini, bu şekilde kamulaştırma bedeli için hem müvekkili TEİAŞ tarafından yasal faiz hem de banka tarafından mevduat faizi ödenecek olup, bu uygulama davalı yönünden sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vereceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun’un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, üzerindeki yapının değerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yayımladığı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğe göre tespit edilmesinin; ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınarak maktuen değerinin biçilmesinin uygun olduğu ve davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin de davanın niteliği gereği yerinde olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasında kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki Mersin ili, Tarsus ilçesi, … Mahallesi 510 ada 18 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak, üzerindeki yapılara resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma yapı düşülerek; ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınarak maktuen değerinin biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.