YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2959
KARAR NO : 2023/10019
KARAR TARİHİ : 31.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/457 Esas, 2022/798 Karar
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Eskişehir ili, … ilçesi, … Mahallesi 17266 ada 17 ve 17282 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara davalı idare tarafından kamulaştırmasız el atıldığından bahisle taşınmazların bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yerinde olmadığını ve davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 30.06.2021 tarihli ve 2018/39 Esas, 2021/279 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, taşınmazın el atılan kısmının bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile davacı idare adına tesciline ve yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin 30.06.2021 tarihli ve 2018/39 Esas, 2021/279 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; dava konusu taşınmazın davalı idarece fiilen el atılan kısımlar dışında kalan ve dava konusu 5649 parsel sayılı taşınmazın ifrazıyla oluşan 17266 ada 17 parsel sayılı taşınmazın imar planında park alanında kalıp da davalı idarece el atılmayan 98,33 m²lik kısmı ile 17282 ada 1 parsel sayılı taşınmazın imar planında yolda kalan ve davalı idarece el atılmayan 984,81 m²lik kısmındaki davacı paylarına proje bütünlüğü gereği hükmedilmesi, davalı idarece el atılan ve bedeline hükmedilen kısımlardaki davacı paylarının iptali yerine tamamının tapusunun iptaline karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kısmen kabulü ile taşınmazın proje bütünlüğü gereğince davalı idarenin sorumlu olduğu kısmın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile davacı idare adına tesciline yol olarak terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava tarihi esas alınarak değer biçildiğinden Mahkemece hükmedilen bedelin tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, davacı …’ın adının … olarak yazıldığını, davacılardan …’nin payının hükümde hatalı yazıldığını ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece hukuki ve fiili el atma hususu miktarı ve sorumluluk alanları yeterince araştırılmadan karar verildiğini, husumetin Büyükşehir Belediye Başkanlığında olduğunu, bilirkişi raporu eksik ve hatalı inceleme ile bedelin yüksek bedel belirlendiği, mahkemenin harç ve vekâlet ücretinin maktu olarak hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikleri önceki 427 ile 439 uncu maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanun’nun (2942 sayılı Kanun)11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen diğer nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3.Dava konusu taşınmazlara dava tarihi esas alınarak değer biçildiğinden Mahkemece belirlenen bedelin tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
4.Mahkemenin gerekçeli kararının hüküm fıkrasında davacı …’nin 2657/7680 payının sehven 2627/7680 olrak yazılması doğru değildir.
5.Davacı …’nin adının Mahkeme kararının hüküm fıkrasında … olarak yazılması hususu da hatalı olup düzeltilmesi gerekir.
6.7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. Eldeki dava 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkin olup 04.11.1983 tarihinden sonra kamulaştırma yapılmaksızın el konulan taşınmazlar hakkında açılan davalara ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yasal düzenleme bulunmadığı, bu davaların kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından aldığı nazara alındığında nispi harca hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığı gibi bu husus resen gözetilmelidir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/457 Esas, 2022/798 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının;
a) (1) nolu bendinde yazılı ”50.00,00 TL’lik kısmına dava tarihi olan 11.07.2012 tarihinden itibaren, 1.072.346,46TL’lik kısmına ıslah tarihi olan 10.01.2014” ibaresinin çıkarılmasına, yerine ”dava tarihi olan 11.07.2012” ibaresinin yazılması,
b) (2) nolu bendinin (a) ile gösterilen alt bendinin 2. ve 4. paragraflarında davacı … adının olduğu kısımlarda ”2627/7680” ibaresinin ayrı ayrı çıkarılmasına, yerine ”2657/7680” ibaresinin ayrı ayrı yazılmasına, ”Ümran” isminin çıkarılmasına, yerine ayrı ayrı ”Umran” isminin yazılması,
c) (4) nolu bendinin harca ilişki bendinin tümü ile hükümden çıkarılmasına, yerine ”Alınması gereken 76.667,48 TL nispi karar ve ilam harcından peşin ve ıslah harcının mahsubu ile bakiye 12.983,48 TL harcın davalı idareden alınarak Hazineye irad kaydına, davacı tarafça yatırılan 63.684,00 TL ‘nin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istek hâlinde iadesine,
31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.