Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2023/3652 E. 2023/10655 K. 09.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3652
KARAR NO : 2023/10655
KARAR TARİHİ : 09.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/17 Esas, 2022/427 Karar
KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı idare ve davalılar … vd. vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde; Trabzon ili, … ilçesi, Gülderen Mahallesi 410 ( yeni 519 ada 1) parsel sayılı taşınmazdaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve kanuna aykırı olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı idarece yapılan işlemlerin usule aykırı olduğunu, irtifak kamulaştırması yapılması işleminde kamu yararının bulunmadığını, müvekkilinin taşınmazı için takdir edilen değerinde taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, müvekkilinin ciddi şekilde hak kaybına uğrayarak mağdur olacağını, haksız ve kötüniyetli davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.03.2016 tarihli ve 2015/710 Esas, 2016/202 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 410 parsel sayılı taşınmazın 1916,33 m²lik kısmının irtifak, 289 metrekarelik kısmının pilon yeri (mülkiyet) kamulaştırma bedelinin toplam 67.338,82 TL olarak tespiti, davalı TEİAŞ adına tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 23.03.2016 tarihli ve 2015/710 Esas, 2016/202Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar … vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; bir kısım davalılar vekili tarafından dava konusu taşınmazın kamulaştırma kararının iptal edildiği beyan edildiğinden bu hususun ilgili yerlerden sorularak gerekli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmadığı gibi taşınmaza arazi olarak değer belirleyen rapor hüküm kurmaya elverişli olmayıp; … ilçesi, Gülderen Mahallesi 410 parsel sayılı taşınmazın, 27.11.2015 tarihli … Belediye Başkanlığı cevabında 1/1000 ölçekli imar planı sınırları içerisinde bulunduğunun belirtildiği ve dosyada bulunan bilgi ve belgeler gözetildiğinde arsa vasfında olduğu anlaşıldığından hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmaza arazi niteliği ile değer biçildiğinden, alınan rapor geçersiz olup emsal karşılaştırması yapılması gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 22.01.2020 tarihli ve 2018/25 Esas, 2020/42 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 519 ada 1 (Eski 410 nolu parsel) parsel numaralı taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde gösterilen 443.26 m²lik kısmının irtifak bedelinin 7.302,93 TL, 61,31 m²lik kısmının mülkiyet kamulaştırma bedelinin 3.678,60 TL olmak üzere toplam 10.981,53 TL kamulaştırma bedelinin tespitine, 443.26 m²lik kısmında TEİAŞ adına irtifak hakkı tesisine ve bu şekilde tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 22.01.2020 tarihli ve 2018/25 Esas, 2020/42 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın imar parseli mi yoksa kadastro parseli mi olduklarına dair bilgi ve belgeler ile Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerleri ilgili belediyelerden sorularak dosya kapsamında alınıp bilirkişi raporu denetlenmeden hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan kıyaslamada da emlak vergisine esas olan metrekare değerleri esas alınsa dahi emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğu görülmesine rağmen hukuki olmayan gerekçeyle dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan daha değerli olduğu kabul edilerek vergi değerlerine ters düşecek şekilde değer biçen bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığı, dava konusu taşınmazın geometrik durumu, yüzölçümü, niteliği ve enerji nakil hattının güzergahı dikkate alındığında, irtifak hakkı nedeniyle değer düşüklüğü oranının %3 olması gerektiği düşünülmeden, eksik bedel tespiti ve dava konusu taşınmazın tapu kaydında bulunan TEK Genel Müdürlüğü lehine tesis edilen 21.06.1979 tarihli 45 metrekarelik daimi irtifak hakkının taşınmazın kamulaştırılan alanında kalıp kalmadığı tespit edilip taşınmazda meydana getireceği değer düşüklüğü yönünden bilirkişi kurulundan ek rapor alınıp, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ile karar verilmesi ve kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken gerekçesi açıklanmadan bu hususta hüküm kurulmaması gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 19.10.2022 tarihli ve 2021/17 Esas, 2022/427 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 519 ada 1 (Eski 410 nolu parsel) parsel numaralı taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde gösterilen 443.26 m²lik kısmının irtifak kamulaştırma bedelinin 18.079,17 TL, 61,31 m²lik kısmının mülkiyet kamulaştırma bedelinin 5.191,11 TL olmak üzere toplam kamulaştırma bedelinin 23.270,28 TL olarak tespitine, 443.26 m²’lik kısmında TEİAŞ adına irtifak hakkı ve 61,31 m²lik kısmında mülkiyet hakkı tesisine ve bu şekilde tapuya kayıt ve tesciline karar vermiştir.

VI. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar … vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal alınan taşınmazın dava konusu taşınmaz ile aynı mahallede bulunmayan, konumu, özellikleri itibarıyla dava konusu taşınmaza emsal olma niteliği haiz olmayan taşınmazın emsal kabul edilmesinin doğru olmadığını, farazi bir değerlendirme ile dava konusu taşınmazın daha değerli kabul edildiğini, buna göre yüksek bedel tespit edildiğini, farazi olarak değer düşüklüğü oranı da yüksek esas alınıp dava konusu taşınmaza ilişkin irtifak hakkı değeri, yapı değeri ve mülkiyet kamulaştırma bedeli dayanaksız olarak yüksek belirlendiğini, davacının kendisini vekille temsil ettiği gözetilmeden davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yasal olmadığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

2. Davalılar … vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; günümüz koşulları dikkate alındığında bedelin ve değer kaybı oranının düşük olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare ve davalılar … vd.vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,

Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,

09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.