Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2023/4335 E. 2023/8933 K. 16.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4335
KARAR NO : 2023/8933
KARAR TARİHİ : 16.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/118 Esas, 2023/135 Karar

I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR
A. İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.09.2022 Tarihli ve 2022/389 Esas, 2022/632 Karar Sayılı Kararı
Davalı …’nın cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunduğu, davalının yerleşim yerinin Konya Ilgın olduğu, davalıların yerleşim yerinin mahkeme yargı çevresinde bulunmadığı, davanın davalılardan birinin yerleşim yerinde açılmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

B. Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.03.2023 Tarihli ve 2023/118 Esas, 2023/135 Karar Sayılı Kararı
Tasarrufun iptali davalarının mahiyeti gereği borçlu ve borçlu ile işlem yapan üçüncü kişi arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu, davalılardan … tarafından cevap dilekçesinde yetki ilk itirazında bulunularak Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili mahkeme olarak gösterildiği, ancak diğer davalı tarafından yetki ilk itirazında bulunulmadan esasa ilişkin savunmasını içerir cevap dilekçesi sunulduğu, bu veçhile aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan davalılar tarafından usulüne uygun olarak birlikte ileri sürülen yetki itirazının mevcut olmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

II. GEREKÇE
A. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 277 ve devamı maddeleri uyarınca tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

B. İlgili Hukuk
1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir.

2. 2004 sayılı Kanun’un “İptal davası ve davacılar” başlıklı 277 ve devamı maddeleri.

3. 2004 sayılı Kanun’un “İptal davasında davalı” başlıklı 282 nci maddesi şöyledir;
“İcra ve iflas Kanununun 11 inci babındaki iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Bunlardan başka, kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir. İptal davası iyi niyetli üçüncü şahısların haklarını ihlal etmez.”

4.6100 sayılı Kanun’un“Yetki” başlıklı 6 ncı maddesinini birinci fıkrası şöyledir:
“Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.”

5.6100 sayılı Kanun’un “Davalının birden fazla olması hâlinde yetki” başlıklı 7 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.”

6.6100 sayılı Kanun’un “Mecburi dava arkadaşlarının davadaki durumu ” başlıklı 60 ncı maddesi şöyledir.
” Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır. Ancak, duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği hâlde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder.”

C. Değerlendirme
1. İptal davaları ayni hakka değil kişisel hakka dayanan davalardan olduğundan davanın konusu taşınmaz bile olsa 6100 sayılı Kanun’un 12 nci maddesinin uygulanma imkanı yoktur. 2004 sayılı Kanun’un 282 nci maddesi gereğince davalı borçlu ile doğrudan veya dolaylı işlem yapan 3 üncü kişiler arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ve zorunlu dava arkadaşları usul işlemlerini birlikte yapmak zorunda olduklarından yetki itirazının davalılarca birlikte ileri sürülmesi yasa gereğidir. Yalnız bir davalı tarafından ileri sürülen yetki itirazı hukuki sonuç doğurmaz.

2. Somut olayda; davalı … vekilinin süresi içinde yetki itirazında bulunduğu ve yetkili mahkeme olarak Ilgın Mahkemelerini gösterdiği, diğer davalının ise esasa ilişkin cevap dilekçesi sunduğu ve ön inceleme duruşmasına katılmadığı anlaşılmış olup buna göre uyuşmazlığın Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.

III. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,

16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.